GENEL

Öcalan’dan "Demokratik Entegrasyon" Vurgusu: İmralı Görüşmesinin Detayları Açıklandı!

DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile yapılan 3 saatlik görüşmenin detaylarını paylaştı. Öcalan’ın "demokratik entegrasyon" ve "silahın terki" mesajları haberimizde.

Türkiye’nin "Terörsüz Türkiye" başlığıyla yürüttüğü süreçte, gözlerin çevrildiği İmralı Adası’ndan kritik bir açıklama geldi. DEM Parti heyeti ile bir araya gelen Abdullah Öcalan, yaklaşık iki yüz yıldır devam eden sorunların çözümü için "Demokratik Entegrasyon" modelini önerdi. Meclis komisyon raporunun toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini belirten Öcalan’ın mesajları, siyasetin yeni dönemdeki yol haritasına dair önemli ipuçları barındırıyor.

"Cumhuriyet Kürtsüz İnşa Edilmedi"

Öcalan mesajında, Cumhuriyetin kuruluş felsefesine atıfta bulunarak Türk ve Kürt birlikteliğinin tarihsel kökenlerine vurgu yaptı. 1921 İzmit basın toplantısında Mustafa Kemal Atatürk’ün Kürtlere dair tespitlerini hatırlatan Öcalan, "Bu cumhuriyet kesinlikle Kürtsüz inşa edilmedi. Cumhuriyetin mayasında Kürtler de vardır. İçinde bulunduğumuz süreç, inkârı ve isyanı sona erdirme sürecidir" dedi.

Demokratik Entegrasyon ve "Özgür Yurttaşlık"

Öcalan, çözümün mimarisinin sadece ceza hukuku değişikliklerine indirgenemeyeceğini belirterek şu temel unsurların altını çizdi:

  • Özgür Yurttaşlık: Vatandaşlık tanımının etnisite, din ve dilden bağımsız, devletle kurulan bağı ifade etmesi gerektiğini savunan Öcalan, "Anayasal vatandaşlık" yerine daha geniş bir kavram olan "özgür yurttaşlık" tanımını tercih ettiğini belirtti.

  • Şiddetin Reddi: Sürecin temelinde şiddete yer olmadığını vurgulayan mesajda, "Silah ve şiddet terk edilmiştir. Toplumun ekmek ve su kadar demokratik siyasete ihtiyacı var" denildi.

  • Demokratik Mimari: Entegrasyonun ana ilkelerinin 27 Şubat bildirgesinde yer aldığını ifade eden Öcalan, bu modelin üniter devlet yapısıyla çelişmediğini savundu.

Yerel Demokrasi ve Avrupa Özerklik Şartı

Görüşmede yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğine dair de mesajlar verildi. Öcalan, "Ayrı devlet veya bölge" demediğini vurgulayarak; kent ve köylerin kendilerini yönetme hakkının olması gerektiğini, bunun için Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğe uygun şekilde genişletilerek uygulanabileceğini önerdi. Bu modelin sadece Kürtler için değil, tüm inanç ve halk toplulukları için bir güvence olacağını ifade etti.