Sıcak havalarda konforlu olabilmek ve verimli çalışabilmek için kullanılan klimalar, doğru yöntemlerle işletilmediğinde insan sağlığı açısından ciddi tehditler barındırıyor. Uzmanlar, özellikle filtre sistemlerinde üreyen bakterilerin yol açtığı ve halk arasında "klima hastalığı" olarak bilinen lejyoner hastalığına karşı vatandaşları uyarıyor.
Bakteriler filtre sistemlerinde çoğalıyor
Sıcaklık değerlerindeki yükselişin klima kullanımını artırdığı dönemlerde, havalandırma sistemlerinin temizliği hayati önem taşıyor. Uzmanlar, klima yoluyla bulaşan en önemli enfeksiyonun "Legionelle Pneumophilia" adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürre türü olan lejyoner hastalığı olduğunu ifade etti. Bu bakterinin, klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısı koşullarında çoğalarak ortam havasına yayıldığı aktarıldı.
Salgınların sıklıkla otel ve hastane gibi toplu alanlarda görüldüğünü ancak bireysel vakalara da rastlandığını belirten uzmanlar, hastalığın insandan insana bulaşmadığının altını çizdi. Bakterinin akciğerlere ulaşmasındaki en önemli faktörlerin solunum cihazları ve havalandırma sistemleri olduğu bildirildi. Hastalığın vücut direnci düşük kişilerde, şeker hastalarında, alkol bağımlılığı olanlarda, kemoterapi görenlerde, kronik böbrek ve akciğer rahatsızlığı bulunanlarda daha kolay yer edinebildiği, en yaygın kolaylaştırıcı etkenin ise sigara kullanımı olduğu vurgulandı.
Alerji, sinüzit ve yüz felci riski
Klimaların sadece bakteri değil, mantar üremesine de zemin hazırlayabileceğine dikkat çekildi. İyi temizlenmeyen cihazlarda üreyen küf mantarlarının alerjik rinit ve alerjik astım gibi solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebileceği ifade edildi.
Bunun yanı sıra araç klimalarının yanlış kullanımının da ciddi fiziksel rahatsızlıklara yol açabildiği kaydedildi. Araç içindeki soğuk havanın doğrudan vücuda temas etmesinin sinüzit, kulak iltihapları ve yüz felci gibi nörolojik ve fonksiyonel sorunlara neden olabildiği belirtildi. Uzmanlar, bu tür olumsuzlukların önüne geçebilmek adına araçlardaki klima üfleçlerinin direkt yüze ve göğse değil, ön cama doğru yönlendirilmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu.
Yaz aylarında kapalı alanlar ile dış ortam arasındaki ani sıcaklık değişimleri, insan vücudunun ısı regülasyon mekanizmasını zorlamaktadır. Klimaların nem çekme özellikleri nedeniyle ortam havasını kurutması, solunum yollarındaki koruyucu mukoza tabakasının işlevini zayıflatmakta ve mikroorganizmaların vücuda girişini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle mekanik iklimlendirme yapılan alanlarda periyodik dezenfeksiyon işlemleri halk sağlığının korunmasında kritik bir basamak olarak kabul edilmektedir.
Klimaların sağladığı konforun kalıcı bir sağlık problemine dönüşmemesi için cihazların bakım ve filtre temizliklerinin zamanında yapılması gerektiği hatırlatıldı. Soğutma sistemlerinin bilinçli kullanılması, hava akımının doğrudan vücuda maruz bırakılmaması ve risk grubundaki bireylerin hijyen kurallarına azami ölçüde dikkat etmesi, klima kaynaklı hastalıkların önlenmesinde temel çözümler olarak öne çıkıyor.