Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alınan eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı. 2026 yılında dosyası yeniden açılan soruşturmada daha önce dönemin savcıları, gazeteciler ve sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda isim hakkında adli işlem yapılmıştı.
Nöbetçi Hakimlikçe Tutuklama Kararı Verildi
Halen cezaevinde tutuklu bulunan Enver Altaylı, soruşturmayı yürüten savcılığa ifade vermek üzere Silivri Adliyesi’ne getirildi. Savcılıktaki sorgu ve ifade işlemleri tamamlanan Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlikçe yapılan inceleme ve değerlendirmelerin ardından Altaylı hakkında tutuklama kararı verildi.
Dosya 2026 Yılında Yeniden Açıldı
Ergenekon ve Odatv soruşturmaları sürecinde tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde koğuşunda rahatsızlanarak yaşamını yitirmişti. Uzun süre takipsiz kalan dosya, 2026 yılında savcılık tarafından yeniden incelemeye alındı. Eylül ayı boyunca yürütülen operasyonlarda cezaevi görevlileri, sağlık personelleri, gazeteciler ve dönemin adli görevlilerine yönelik geniş kapsamlı gözaltı ve ifade işlemleri gerçekleştirildi.
Dönemin Savcıları Tutuklanmış, Koğuş Arkadaşlarına Adli Kontrol Verilmişti
Soruşturmanın önceki safhalarında gazeteciler Selahattin Günday, Özlem Uslu ve Emre Atmaca tutuklanırken, olay döneminde Kozinoğlu’nun dosyasına takipsizlik kararı veren ve sonrasında FETÖ’den ihraç edilen dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan "suç örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Kozinoğlu ile aynı koğuşu paylaşan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında ise "kasten öldürme" suçlaması kapsamında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.





