Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi (ESGO) tarafından hazırlanan kapsamlı araştırma, gıda merkezli zincir marketlerin kuralsız büyümesinin yerel ekonomi, esnaf ve kamusal kaynaklar üzerinde yarattığı derin olumsuz etkileri gözler önüne serdi.
4. Gelişme (Detaylar)
Yasal Boşluklar Kontrolsüz Büyümeyi Tetikliyor Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi (ESGO), perakende sektörüne yönelik geniş kapsamlı bir yapısal dönüşüm araştırması yayımladı. Hazırlanan raporda, Türkiye genelinde uzun süredir yürürlüğe girmeyi bekleyen Perakende Yasası’nın bulunmamasının, gıda odaklı ulusal zincir marketlerin kontrolsüz biçimde yayılmasına zemin hazırladığı vurgulandı. Bu durumun piyasadaki rekabet yapısını birkaç büyük şirketin lehine olacak şekilde daralttığı ve mahalle kültürünün temelini oluşturan yerel ticari işletmeleri ekonomik olarak güçsüzleştirdiği aktarıldı. Sektördeki bu keskin dönüşümün en somut etkilerinin gözlemlendiği merkezlerden birinin ise Eskişehir olduğu verilerle ortaya kondu.
Mağaza Yoğunluğu ve Ürün Çeşitliliği Denetlenemiyor Araştırma sonuçları, Türkiye'de perakende sektörünün son yirmi yıllık süreçte büyük oranda tek tipleştiğini ve zincirleştiğini gösteriyor. Agresif şubeleşme modelleri, merkezi satın alma operasyonları ve ölçek ekonomisinin getirdiği maliyet avantajlarıyla hareket eden büyük zincirler, sadece geleneksel bakkalları değil; kasaptan züccaciyeye kadar çok sayıda farklı meslek kolunu doğrudan pazarın dışına itiyor. Raporda yasal regülasyon eksikliğine dikkat çekilerek; mevcut yasal mevzuatta mağaza yoğunluğunun sınırlandırılamadığı, satılabilecek ürün çeşitliliğine net standartlar getirilemediği, çalışma saatlerinin planlanamadığı ve yerel esnafı koruyacak dengeleyici mekanizmaların işletilemediği bilgisine yer verildi.
Eskişehir'deki 626 Marketin Yüzde 95'inin Vergisi Başka Şehre Gidiyor ESGO’nun Eskişehir Ticaret Odası verilerinden yararlanarak gerçekleştirdiği kentsel analiz çalışması, şehirdeki tablonun boyutunu sayısal verilerle kanıtladı. Elde edilen güncel verilere göre, Eskişehir genelinde faaliyet gösteren gıda eksenli büyük zincir marketlerin toplam sayısı 2026 yılı itibarıyla 626'ya ulaşmış durumda. Bu mağazaların 595'inin yasal vergi merkezi Eskişehir'in dışında bulunurken, yalnızca 31 marketin vergi kaydı yerelde yer alıyor. Bu oran, kentteki zincir marketlerin yüzde 95'inin oluşturduğu ekonomik katma değerin ve vergi gelirlerinin şehir dışına transfer edildiğini, Eskişehir'e ise sadece yüzde 5'lik bir yerel vergi girdisi kaldığını gösteriyor.
Raporda yer verilen saha araştırmaları, kentteki yerel aktörlerin, esnafın ve medya temsilcilerinin konuya ilişkin görüşlerini de yansıtıyor. Küçük esnafın ruhsatlandırma süreçlerinde çok sıkı kurallarla ve sınırlandırmalarla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, ulusal zincir marketlerin hiçbir sektörel sınırlama olmaksızın her türlü ürün grubunu serbestçe satabildiği ifade ediliyor. Bununla birlikte, bu yoğun mağaza ağının Eskişehir sokaklarında yarattığı trafik yoğunluğu, altyapı tahribatı ve atık/çöp yükü gibi tüm kamusal ve lojistik maliyetleri yerel yönetimler ile şehir halkı üstlenirken, ortaya çıkan yüksek ticari kazancın doğrudan şirket merkezlerinin bulunduğu diğer illere aktarıldığı kronik bir yapısal problem olarak değerlendiriliyor.
ESGO araştırması, sorunun temelde marketlerin varlığından ziyade, bu yapıların kuralsız ve dengesiz bir biçimde büyümesinden kaynaklandığı tespitini paylaşıyor. Gelecekte daha kırılgan bir ekonomik yapının oluşmaması ve rekabetin tamamen ortadan kalkmaması için acilen adil bir perakende sisteminin kurulması öneriliyor. Çözüm vizyonu olarak; Perakende Yasası'nın ivedilikle yasalaşması, mağaza açılışlarına coğrafi kriterler getirilmesi, ürün yelpazesinin sınırlandırılması, vergi gelirlerinin yerelleştirilmesine imkan tanıyan yeni mali modellerin geliştirilmesi ve zincir marketlerin yerel yönetimlerin üzerindeki kamusal yükü hafifletecek katkı payı mekanizmalarına dahil edilmesi gerektiği belirtiliyor.