Eskişehir’de öğleden sonra etkili olan sağanak yağış ve şiddetli fırtına, Odunpazarı ilçesinde kan donduran bir kazaya yol açtı. Deliklitaş Mahallesi'nde bir binanın 6. katından düşen büyük bir cam parçası, o sırada kaldırımda yürüyen 54 yaşındaki vatandaşın başına saplandı. Kanlar içinde kalan yaralı hastaneye kaldırılırken, olay yerinde yükselen "ihmal" iddiaları fırtınanın önüne geçti. Yaralı yakını, olayın fırtınadan değil yan binadaki kontrolsüz yıkımdan kaynaklandığını savundu.
Kaldırımda Yürürken Faciayı Yaşadı
Olay, Deliklitaş Mahallesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde meydana geldi. 7 katlı bir apartmanın 6. katındaki dairenin pencere camı, fırtınanın etkisiyle iddiaya göre aniden patladı. Kırılan dev cam parçaları, o esnada hiçbir şeyden habersiz kaldırımda ilerleyen 54 yaşındaki Emre Candemir’in üzerine yağdı. Cam parçalarından birinin başına saplanması sonucu ağır yaralanan Candemir, hemen oğlunu arayarak yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından yaralıyı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı.
"Bu Gök Gürültüsü Değil, İnşaat Yıkımı Kaynaklı"
Olay yerine gelen yaralının oğlu Emir Candemir, babasının başına gelenlerin fırtına ile açıklanamayacağını ileri sürerek tepki gösterdi. Yetkililere seslenen Candemir, "2026 senesinde bu olacak iş değil. Camın gök gürültüsünden patladığını söylüyorlar; eğer öyle olsa tuzla buz olurdu. Babamın kafasına koca bir cam parçası girmiş durumda. Yan tarafta bir bina yıkımı var ve bizce bu olay oradan kaynaklanıyor. Eğer buradan 2 yaşında bir çocuk geçseydi şu an ölmüş olabilirdi. Polislerden tutanak tutulmasını istedim ancak karakola yönlendirildim" diyerek şikayetçi olacağını belirtti.
Eskişehir'de özellikle Odunpazarı gibi eski yerleşim yerlerinde süregelen kentsel dönüşüm ve bina yıkım çalışmaları, zaman zaman çevre güvenliği tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Fırtınalı havalarda rüzgarın yarattığı basınç farkı zayıf pencerelerin patlamasına neden olabilirken, bitişik nizamdaki yıkım çalışmalarının yarattığı sarsıntı ve moloz darbesi de bu tür faciaları tetikleyebilmektedir. İbrahim Karaoğlan Caddesi gibi yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde, dış cephe güvenliği ve yıkım perdelerinin önemi bu tür olaylarla bir kez daha gün yüzüne çıkmaktadır.