Eskişehir’in deprem tehlikesini değerlendiren Prof. Dr. Volkan Karabacak, şehrin jeolojik yapısının gizlenecek bir tarafı kalmadığını ifade etti. Eskişehir'in, Türkiye genelinde doğrudan aktif fay hattı üzerinde kurulu olan 26 kentten biri olduğunu hatırlatan Karabacak, hattın güzergahını şu sözlerle tanımladı:
"Eskişehir fayı, kentin güney kenarından geçiyor. Şehirde yaşayan pek çok insanın aslında aşina olduğu üzere, kenti doğu-batı yönünde boylu boyunca kat eden bir fay uzanımımız mevcut. Bu fayın yerini net olarak biliyoruz, bu bizim için bir sürpriz değil."
Sismik Boşluk Riski: "Deprem Üretme Potansiyeli Yüksek"
Fayın en büyük özelliğinin uzun süredir sessizliğini koruması olduğunu belirten Karabacak, bilimsel literatürde "sismik boşluk" olarak tanımlanan tehlikeye dikkat çekti. 1956 yılında meydana gelen depremin ardından fayın yeterli enerji boşalımı sağlamadığını ima eden uzman, şu teknik detayları paylaştı:
"Eskişehir fayı, Türkiye’deki nadir sismik boşluklardan birini oluşturuyor. Yani tabiri caizse eli kulağında, her an deprem üretebilecek kapasite ve nitelikte bir faydan bahsediyoruz. Fayın yerini bildiğimiz için avantajlıyız ancak bu durum, yapılaşmamızı ve zemin etütlerimizi bu gerçeğe tam uyumlu hale getirmemiz gerektiği gerçeğini değiştirmiyor."
Toplumsal Hafıza Eleştirisi: Portekiz ve 6 Şubat Örneği
Deprem bilincinin sadece yıl dönümlerinde veya sarsıntı anlarında hatırlanmasını eleştiren Prof. Dr. Karabacak, Türkiye’deki "unutma kültürüne" vurgu yaptı. Portekiz’in başkenti Lizbon’un 1755 yılında yaşadığı yıkıcı depremi hatırlatan Karabacak, oradaki farkındalık düzeyini örnek gösterdi:
"Lizbon’da 1755 depremi sonrası her şey değişti. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen insanlar bunu dün olmuş gibi hatırlıyor, müzelerde çocuklarını eğitiyorlar. Biz ise 6 Şubat depremlerinden sadece birkaç ay sonra, seçim gündemiyle her şeyi unuttuk. Yaşadığımız coğrafyanın bu gerçeğini bir yaşam tarzı haline getirmeli, insanları özel günlerde değil, her gün bu bilinçle eğitmeliyiz."
Depremle Yaşamayı Öğrenmek: Planlama ve Eğitim
Röportajın sonunda yerel yönetimlere ve vatandaşlara seslenen Karabacak, depreme hazırlıklı olmanın temel yolunun bilimsel planlama olduğunu belirtti. Fayın geçiş güzergahındaki zemin yapısının incelenmesi, riskli yapıların dönüştürülmesi ve kesintisiz eğitimin şart olduğunu ifade eden Karabacak, "Bu bir sürpriz değil, hazırlıklı olursak zararı minimize edebiliriz" dedi.