Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ev sahipliğinde düzenlenen gayriresmi Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi sonrası önemli açıklamalarda bulundu. İran ile kapsamlı bir anlaşmaya hazır olduklarını belirten Merz; Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği, nükleer çalışmaların durdurulması ve İsrail’e yönelik tehditlerin son bulması karşılığında yaptırımların hafifletilebileceğini teklif etti.
Almanya'nın İran İçin Belirlediği Üç Kritik Şart
Başbakan Friedrich Merz, İran üzerindeki baskının artırılması gerektiğini savunurken, çözüm için müzakere kapısını da araladı. Merz, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması için Tahran yönetiminden üç ana talepte bulundu: Hürmüz Boğazı'nda serbest deniz seyrüseferi için net bir anlaşma sağlanması, nükleer programın kesin olarak sonlandırılması ve İran’ın İsrail ile komşularına yönelik tehditkar tutumundan vazgeçmesi. Merz, bu adımların atılması halinde sürecin kalıcı bir ateşkese yol açabileceğini ve bu yöndeki her türlü katkının Almanya tarafından destekleneceğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Vurgusu
Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama sürecine Almanya’nın katkıda bulunabileceğini yineleyen Merz, bu katılımın yasal bir dayanağa ve Federal Meclis yetkisine bağlı olduğunu hatırlattı. Zirve kapsamında sadece güvenlik meselelerinin değil, Orta Doğu’daki gelişmelerden kaynaklanan enerji krizinin de ele alındığını belirten Başbakan, Avrupa’nın rekabet gücünü artıracak yeni bir yol haritası üzerinde mutabık kalındığını bildirdi. Merz, enerji fiyatlarındaki mevcut etkilerin hafifletilmesi için Avrupa kurumlarının ortak bir strateji izleyeceğini kaydetti.
AB Liderlerinden Temkinli Yaklaşım
Almanya'nın yaptırımları hafifletme önerisi, AB'nin üst düzey isimleri tarafından henüz kabul görmedi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, yaptırımların kaldırılmasını konuşmak için henüz çok erken olduğunu savundu. Von der Leyen, İran’ın kendi halkına yönelik baskılarını ve komşularına yönelik saldırılarını hatırlatarak, yaptırımların kaldırılmasının ancak sahada gerçek bir gerilimi düşürme kanıtı ile mümkün olabileceğini ifade etti.