Giyilebilir teknolojilerin hızla yaygınlaşması, kişisel veri güvenliği konusundaki riskleri beraberinde getiriyor. Kamera, mikrofon ve yapay zeka entegrasyonuna sahip akıllı gözlüklerin bir aksesuardan ziyade göz hizasında taşınan bir bilgisayar olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların alması gereken 5 temel koruma adımını paylaşıyor.

Kamera, mikrofon, sesli asistan ve anlık çeviri gibi işlevler sunan akıllı gözlükler, erişilebilirlik ve kullanım kolaylığı sayesinde geniş bir kitleye hitap ediyor. Ancak cihazların göz hizasında konumlanması, kullanıcının gördüğü ve duyduğu tüm ortamı kaydetme potansiyeli oluşturuyor. Toplanan veriler eşleştirilen telefon, bağlı hesaplar ve yapay zeka altyapısına aktarıldığı için cihazların veri işleme süreçleri doğrudan güvenlik boyutuna taşınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, akıllı gözlüklerin bir aksesuar gibi görülmemesi ve akıllı telefonlar kadar hassas bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Akıllı gözlüklerin veri toplama kapasitesi

Akıllı gözlüklerin bir moda ürünü görünümüne rağmen güçlü bir veri toplama aracı olduğunu belirten Akkoyunlu, bu cihazların internet bağlantısı ve yapay zeka entegrasyonu ile göz hizasında taşınan bir bilgisayar niteliği taşıdığını vurguluyor. Kullanıcıların telefonlarında gösterdiği güvenlik özenini çoğu zaman gözlüklerinde ihmal ettiğine dikkat çeken Akkoyunlu, çekilen her görselin veya iletilen her ses verisinin bulut hesaplarına iletilebildiğini hatırlatıyor. Ayrıca göz hizasından yapılan çekimlerin çevredeki kişileri, konum bilgilerini, ev veya iş yeri detaylarını fark edilmeden kaydedebileceği belirtilerek, cihazların bilinçli kullanımı gerektiği ifade ediliyor.

Kullanıcıların alması gereken 5 temel önlem

  • Cihazı ve uygulamayı güncel tutun: Üreticilerin güvenlik açıklarını kapatmak ve gizlilik seviyesini yükseltmek amacıyla sunduğu güncellemelerin düzenli yapılması gerekiyor. Gözlüğün yazılımı ile telefondaki uygulamanın otomatik güncellemede tutulması, cihazların yetkili satış kanallarından temin edilmesi ve ikinci el alımlarda fabrika ayarlarına döndürülerek yeniden kurulması öneriliyor.

  • Bağlı hesapları ve telefonu koruyun: Toplanan görüntü ve ses verilerinin yönetildiği bağlı hesaplar için güçlü ve benzersiz parolalar belirlenmeli, iki adımlı doğrulama aktif edilmelidir. Ekran kilidinin açık tutulması ve kayıp durumunda cihazın uygulama üzerinden uzaktan devre dışı bırakılabilmesi önem taşıyor.

  • Yapay zeka ve bulut ayarlarını denetleyin: Sesli asistan ve görsel tanıma gibi özelliklerin veri işlediği unutulmamalıdır. Gizlilik ayarlarından verilerin buluta yüklenme durumları, saklanma süreleri ve hizmet geliştirme amacıyla kullanımları kontrol edilmeli; kullanılmayan özellikler ile otomatik yedeklemeler kapatılmalıdır.

  • Paylaşım öncesinde görüntü kontrolü yapın: Göz hizasından alınan kayıtlarda çevredekilerin yüzleri, araç plakaları, şirket tabelaları veya açık belgeler yer alabilir. Paylaşım yapılmadan önce içerikler incelenmeli, hassas detaylar bulanıklaştırılmalı, konum etiketleri kapatılmalı ve çekimdeki kişilerin bilgilendirilmesine özen gösterilmelidir.

  • Bütünsel bir güvenlik çözümü kullanın: Akıllı gözlüklerin güvenliği doğrudan eşleştirildiği akıllı telefonun güvenliğine bağlıdır. Bitdefender Mobile Security gibi güvenlik yazılımları, telefonları zararlı uygulamalara ve siber saldırılara karşı koruyarak gözlük üzerinden toplanan verilerin emniyetini sağlar. Giyilebilir teknoloji pazarında yaşanan hızlı büyüme, geleneksel siber güvenlik yöntemlerinin giyilebilir cihazlara da uygulanmasını zorunlu kılıyor. Akıllı telefonlar ve bilgisayarlar için geçerli olan gizlilik ve yazılım güvenliği standartları, internete bağlanan ve sürekli veri toplayan aksesuarlar için de temel bir ihtiyaç haline geliyor.

  • Akıllı gözlüklerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, bireysel veri gizliliği standartlarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Cihazların getirdiği konforsa ancak düzenli yazılım güncellemeleri, erişim izinlerinin kontrolü ve bilinçli paylaşım alışkanlıklarıyla güvenli bir şekilde sürdürülebilir.

Kaynak: Haber Merkezi