SAĞLIK & YAŞAM

Yeni nesil yas tutma biçimleri: Acı da dijitalleşti

Sosyal medya paylaşımları, dijital anma sayfaları ve çevrim içi taziyeler, yeni neslin yas tutma biçimlerini köklü şekilde değiştiriyor.

Yas, insanlık tarihi boyunca kültürlere göre şekillenmiş evrensel bir duygu oldu. Türkiye’de uzun yıllar boyunca yas denildiğinde; cenaze törenleri, taziye evleri, siyah kıyafetler ve sessiz bir kabulleniş akla gelirdi. Ancak son yıllarda bu tablo hızla değişmeye başladı. Özellikle genç kuşaklar, kayıplarını yalnızca fiziksel mekânlarda değil, dijital alanlarda da yaşamayı tercih ediyor. Sosyal medya paylaşımları, çevrim içi anma mesajları ve sanal taziye grupları, yeni nesil yas tutma biçimlerinin en belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Bu değişim, hem destekleyici hem de tartışmalı yönleriyle dikkat çekiyor.

Yas Kültürü Neden Dönüşüyor?

Uzmanlara göre yas tutma biçimlerindeki değişimin temelinde yaşam tarzının dönüşmesi yatıyor. Günlük hayatın büyük bölümünün dijital platformlarda geçmesi, duyguların da bu alanlarda ifade edilmesine yol açıyor. Birinci elden gözlemler, özellikle gençlerin kayıplarını sosyal medya üzerinden paylaşarak yalnız olmadıklarını hissettiklerini gösteriyor. Sosyologlara göre bu durum, klasik yas ritüellerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; aksine, yeni formlarla genişlediğini ortaya koyuyor.

Sosyal Medyada Yas: Paylaşmak İyileştirir mi?

Instagram, X (Twitter) ve Facebook gibi platformlarda vefat eden kişilere ithafen yapılan paylaşımlar artık oldukça yaygın. Fotoğraflar, eski anılar ve duygusal notlar, yas sürecinin görünür hâle gelmesini sağlıyor. Psikologlar, bu paylaşımların bazı bireyler için duyguları dışa vurma ve destek alma açısından faydalı olabileceğini belirtiyor. Ancak uzmanlar, sürekli paylaşımın kişinin acıyı sindirmesini geciktirebileceği uyarısında da bulunuyor. Bu nedenle sosyal medyada yas tutmanın kişisel sınırlarla dengelenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Dijital Taziye ve Sanal Anma Alanları

Yeni nesil yasın en dikkat çekici unsurlarından biri de dijital taziye uygulamaları. WhatsApp grupları, çevrim içi taziye defterleri ve anma siteleri, özellikle şehir dışında veya yurt dışında yaşayanlar için önemli bir alternatif sunuyor. Birçok kişi, bu yöntem sayesinde fiziksel olarak orada olamasa bile yas sürecine dahil olabildiğini ifade ediyor. Bu deneyimler, teknolojinin yas sürecini kolaylaştırıcı bir rol üstlenebildiğini gösteriyor.

Kuşaklar Arası Farklılıklar

Yeni nesil yas tutma biçimleri, kuşaklar arasında zaman zaman anlaşmazlıklara yol açıyor. Daha geleneksel kesimler, yasın mahrem bir süreç olması gerektiğini savunurken, gençler paylaşmanın iyileştirici gücüne inanıyor. Uzman görüşlerine göre her iki yaklaşımın da doğru ve yanlış yönleri bulunuyor. Önemli olan, bireyin kendi yas sürecini sağlıklı bir şekilde yaşayabilmesi ve başkalarının tutumlarına saygı gösterilmesi.

Uzmanlar Ne Diyor?

Psikiyatrist ve psikologlar, yasın tek bir doğru yolu olmadığını vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün de belirttiği gibi yas, bireysel bir süreç ve herkes için farklı ilerleyebiliyor. Uzmanlar, dijital yas tutma biçimlerinin destekleyici olabileceğini ancak kişinin günlük hayatla bağını tamamen koparmaması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca sosyal medya baskısı nedeniyle “görünür yas” yaşamanın zorunlu hâle gelmemesi gerektiği de sıkça dile getirilen bir uyarı.

Toplumsal Etki ve Gelecek

Yeni nesil yas tutma biçimleri, yalnızca bireysel değil toplumsal bir dönüşümü de işaret ediyor. Medya ve iletişim uzmanlarına göre bu değişim, ilerleyen yıllarda daha da yaygınlaşacak. Dijital anma törenleri ve çevrim içi destek grupları, yas sürecinin önemli parçaları hâline gelebilir. Ancak bu süreçte kültürel değerlerin ve empati anlayışının korunması gerektiği vurgulanıyor.