Türkiye’nin gelişim geriliği riski ya da engeli bulunan çocuklara yönelik geliştirdiği "Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi", Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen uluslararası konferansta dünyaya tanıtıldı. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Taraf Devletler Konferansı (COSP19) kapsamında gerçekleştirilen özel etkinlikte, Türkiye'nin 2025 yılında başlattığı bütüncül ve çok disiplinli bu yerli model, katılımcı ülkelerden büyük takdir topladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde, UNICEF desteğiyle 6 pilot ilde başarıyla uygulanan sistemin, erken çocukluk döneminde hayat boyu dönüştürücü bir etki yarattığı vurgulandı.
6 pilot ilde tamamen ücretsiz ve çok disiplinli hizmet
BM’deki "İlk Yıllar, Hayat Boyu Etki" başlıklı yan etkinlikte, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla hayata geçirilen sistemin ilk yılına ait çarpıcı veriler paylaşıldı. Türkiye delegasyonu adına konuşan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Taha Kürşad Sezen, modelin tamamen ücretsiz olduğunu ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda; Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve UNICEF'in teknik ortaklığıyla yürütüldüğünü açıkladı. Pilot olarak seçilen 6 ilde kurulan Erken Çocukluk Gelişimi Birimlerinde; çocuk gelişim uzmanları, dil ve konuşma terapistleri, psikologlar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanları tek bir çatı altında ortaklaşa görev yapıyor.
0-8 yaş arası 231 çocuğa bireyselleştirilmiş destek
Sistemin çalışma prensiplerine değinen Genel Müdür Sezen, 0-8 yaş grubundaki çocuklara sahip ailelerin herhangi bir aracı kurum olmadan doğrudan bu birimlere başvurabildiğini belirtti. Erken teşhisin önemine dikkat çeken Sezen, yapılan incelemelerin ardından her çocuk için ayrı bir "bireyselleştirilmiş takip ve destek planı" hazırlandığını, şu an itibarıyla 231 çocuğun bu mekanizmayla aktif olarak desteklendiğini ifade etti. Ailelerin sürecin tam merkezine konumlandırıldığı sistem sayesinde, çocukların gelişimleri düzenli izleniyor ve gerektiğinde doğrudan devletin sağlık, eğitim veya sosyal yardım mekanizmalarına yönlendirilmeleri sağlanıyor.
"Bu model çocukların potansiyeline yapılan stratejik bir yatırımdır"
Erken müdahalenin sadece bürokratik bir hizmet alanı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sezen, konuşmasında küresel kamuoyuna şu mesajı verdi:
"Geliştirdiğimiz bu sistem yalnızca bir sağlık ya da sosyal hizmet modeli değildir. Erken müdahale, çocukların gelecekteki potansiyeline yapılan en stratejik yatırım, aileleri psikolojik ve lojistik olarak güçlendirmenin en etkili yolu ve çok daha kapsayıcı toplumlar inşa etmeye yönelik tarihi bir katkıdır. Nihai ve uzun vadeli hedefimiz, bu pilot uygulamayı en kısa sürede tüm Türkiye geneline yaygınlaştırarak desteğe ihtiyaç duyan istisnasız her çocuğa ve aileye ulaşmaktır."
BM çatısı altında küresel deneyim paylaşımı
Türkiye’nin geliştirdiği ulusal sistemi anlatan kısa filmin BM salonlarında gösterilmesinin ardından, uluslararası ölçekte bir panel düzenlendi. Türkiye’nin moderasyon gücünü hissettirdiği oturumda; Moldova, Portekiz, İspanya ve Türkmenistan’dan gelen üst düzey hükümet temsilcileri de kürsüye çıkarak kendi ülkelerindeki iyi uygulama örneklerini paylaştı. Engelli çocukların erken çocukluk döneminde yakalanmasının ve topluma kazandırılmasının küresel bir ödev olduğu belirtilerek, Türkiye'nin çok kurumla ortaklaşa yürüttüğü bu modelin diğer ülkelere de ilham verebileceği kaydedildi.