Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2025 yılı sağlık ve ilaç harcamalarındaki rekor artış sonrası düğmeye bastı. İlaç harcamalarının 411,6 milyar liraya ulaşmasıyla birlikte, gereksiz tüketimi önlemek ve kamu maliyesini korumak adına "akılcı ilaç kullanımı" odaklı yeni denetim ve düzenlemeler hayata geçiriliyor.
Türkiye'de sağlık sisteminin finansmanını yöneten en büyük mekanizma olan Sosyal Güvenlik Kurumu, son yayınlanan verilerle ilaç ve tedavi giderlerindeki devasa artışı gözler önüne serdi. 2024 yılında ilaca 305 milyar lira ayıran Kurum, 2025 yılı sonunda bu rakamın %34 artarak 411 milyar 640 milyon liraya yükseldiğini bildirdi. Toplam sağlık harcamalarının 1,3 trilyon lirayı aştığı bu tablo, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından "akılcı ilaç" kullanımının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Vatandaşların sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimi sağlanırken, bir yandan da gereksiz ilaç tüketiminin önüne geçilmesi hedefleniyor.
SGK Sağlık ve İlaç Bütçesinde Rekor Artış
2025 yılı verilerine bakıldığında, SGK'nin toplam sağlık harcamalarının bir önceki yıla göre %38 oranında artarak 1 trilyon 353,1 milyar liraya ulaştığı görülüyor. Bu devasa bütçenin %68,5’i doğrudan tedavi giderlerine ayrılırken, geri kalan %31,5’lik dilimi ise ilaçlar, reçete hizmet bedelleri ve diğer yan giderler oluşturuyor. 2024’te 305,4 milyar lira olan safi ilaç giderinin 411,6 milyar liraya çıkması, kurumun geri ödeme listesine aldığı yeni ve yüksek maliyetli ilaçların etkisini de yansıtıyor. Bu büyüme, sağlık hizmetlerine olan talebin artması ve yeni tedavi yöntemlerinin sisteme dahil edilmesiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
Geri Ödeme Listesindeki İlaç Sayısı 8 Bin 888’e Ulaştı
Hastalıkların tedavisinde erişilebilirliği artırmayı hedefleyen SGK, geçtiğimiz yıl 474 yeni ilacı geri ödeme kapsamına alarak listedeki toplam ilaç sayısını 8 bin 888’e yükseltti. Bu genişleme özellikle kritik hastalıklara sahip vatandaşlar için hayati önem taşıyor. Mevcut listenin detaylarına bakıldığında; 916 kanser ilacı, 506 hipertansiyon ilacı, 213 diyabet ilacı ve 267 astım-KOAH ilacı Kurum tarafından karşılanıyor. Listeye eklenen her yeni ilaç, vatandaşın cebinden çıkan maliyeti azaltsa da toplam kamu giderlerini artırdığı için Kurumun mali disiplini koruma gerekliliği ortaya çıkıyor.
Akılcı İlaç Kullanımı ve Deneyimlenen İsraf Sorunu
Sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri, halk arasında "belki lazım olur" düşüncesiyle biriktirilen ilaçlardır. Birçok vatandaşın evindeki çekmeceler, son kullanma tarihi geçmiş veya yarım bırakılmış ilaçlarla doludur. SGK, bu israfın önüne geçmek için hastaların klinik ihtiyaçlarına uygun dozda ve yeterli süreyle ilaç kullanmalarını teşvik eden düzenlemeler yapıyor. Uzmanların "akılcı ilaç kullanımı" olarak adlandırdığı bu sistem, sadece maliyet odaklı değil, aynı zamanda yanlış ilaç kullanımına bağlı ikincil sağlık sorunlarını önleme odaklıdır. Örneğin, kas ve iskelet sistemi ağrılarında kullanılan ilaçlarda yapılan son düzenlemeler, gereksiz reçete yazımını azaltmayı hedefliyor.
İlaç İsrafına Karşı Yeni Çalışma Planı
Gereksiz ilaç tüketimiyle mücadele kapsamında Kurum, özellikle kas-iskelet sistemi hastalıkları ile eklem ve kas ağrısı ilaçlarında yeni kısıtlamalar ve doz kontrolleri getirdi. Bu çalışma, hastanın gerçekten ihtiyacı olan ilacı almasını sağlarken kamu maliyesini de koruyor. Yetkin kaynaklardan alınan bilgilere göre, gereksiz ağrı kesici ve antibiyotik kullanımı, sadece bütçeyi sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumda ilaç direncine yol açıyor. SGK'nin yeni dönem stratejisi, dijital reçete takip sistemleri ve eczacı bilgilendirmeleri ile bu israf zincirini kırmayı hedefliyor.
Sağlık Harcamalarında Sürdürülebilirlik Vizyonu
Kamu sağlığının geleceği için harcamaların sürdürülebilir olması şarttır. Tedavi harcamalarının toplam bütçedeki payının %68’i aşması, sağlık altyapısının ne kadar yoğun kullanıldığını gösteriyor. SGK yetkilileri, sağlık harcamalarındaki %38’lik artışın yönetilebilir kalması için hem vatandaşlara hem de hekimlere büyük görevler düştüğünü belirtiyor. "En ucuz ilaç, gereksiz yere kullanılmayan ilaçtır" prensibiyle hareket eden kurum, 2026 yılı hedeflerinde dijital sağlık takip sistemlerini daha etkin kullanarak hatalı ve mükerrer reçete yazımının önüne geçmeyi planlıyor.