EKONOMİ

Petrol fiyatlarındaki yükseliş enerji şirketlerine kazandırırken siyasi faturası Beyaz Saray'a kesiliyor

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tetiklediği petrol rallisi, ABD'li enerji şirketlerinin kar beklentilerini artırırken, yükselen benzin fiyatları kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Donald Trump yönetimi üzerinde siyasi baskı oluşturuyor.

Orta Doğu'da süren jeopolitik gerilimlerin tetiklediği petrol rallisi, ABD'li enerji şirketlerinin ikinci çeyrek kar beklentilerini desteklerken, yükselen benzin fiyatları ara seçimler öncesinde Beyaz Saray üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips gibi üreticilerin gelir beklentilerini güçlendirirken, ABD'li tüketiciler açısından daha yüksek akaryakıt maliyeti anlamına geliyor. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump yönetimini, enerji sektörünün yüksek karlılığı ile enflasyonla mücadele ve düşük benzin fiyatı hedefi arasında denge kurmaya zorluyor.

Petrol rallisi şirketlerin ikinci çeyrek kar beklentilerini güçlendirdi

Londra Borsası Grubu tahminlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri/İsrail-İran geriliminin desteklediği yüksek petrol fiyatları ve iyileşen rafineri marjlarının etkisiyle ExxonMobil'in ikinci çeyrekte 15,7 milyar dolar net kar açıklaması bekleniyor. Bu rakam, şirketin ilk çeyrek karının yaklaşık üç katına işaret ediyor. Chevron'un ikinci çeyrekte 9,9 milyar dolar net kar açıklayacağı öngörülürken, bunun ilk çeyreğe göre üç kattan fazla artış anlamına geldiği hesaplanıyor. Uzmanlar, ConocoPhillips'in de güçlü üretim performansıyla karlılığını artırmasını bekliyor.

Petrol sahası hizmet şirketlerinin de iyileşen marjlar ve artan yatırımların desteğiyle güçlü finansal sonuçlar açıklaması öngörülüyor. Uzmanlar, dijital ve veri merkezi faaliyetlerindeki büyümeden yararlanan SLB'nin yeni yatırım döngüsünden en fazla fayda sağlayabilecek şirketler arasında yer aldığını, Halliburton'ın ise Kuzey Amerika'daki hizmet kapasitesindeki daralmadan destek bulabileceğini ifade ediyor.

Yükselen benzin fiyatları seçim gündeminde

Ham petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarına yansımasıyla yükselen benzin fiyatları, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tüketicilerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu durum, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde siyasi baskıyı derinleştirirken, Donald Trump'ın petrol ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesine yönelik çağrılarını yeniden gündeme taşıyor. Trump, 24 Haziran'da yaptığı açıklamada ham petrol fiyatlarındaki düşüşün pompa fiyatlarına yeterince yansımadığını belirterek, Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığına inceleme talimatı vermişti. Büyük petrol şirketlerinin ham petrol maliyetlerindeki gerilemeye rağmen akaryakıt fiyatlarını aynı ölçüde düşürmediğini savunan Trump, tüketicilerin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını, benzin fiyatlarının daha hızlı gerilemesi gerektiğini ifade etmişti.

Söz konusu açıklamalar, Kongre'nin kontrolünü belirleyecek kasım ayındaki ara seçimlere aylar kala gelirken; jeopolitik gerilimin yeniden yükselmesine ve İran'a yönelik yaptırımların sıkılaştırılmasına rağmen Brent petrol nisan ve mayıs aylarında görülen seviyelerin belirgin şekilde altında işlem görmeyi sürdürüyor.

"Amerika Birleşik Devletleri başkanları seçim dönemlerinde yüksek benzin fiyatlarını göze alamaz"

Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi analisti Osama Rizvi, mevcut fiyat hareketlerinin "savaş kaynaklı kazançlar" olarak nitelendirilebileceğini, bu yılın petrol sektörü açısından oldukça olumlu geçtiğini söyledi. Rizvi, buna karşın tüketicilerin olumsuz etkilendiğinin altını çizerek, Amerika Birleşik Devletleri ekonomisindeki zayıf istihdam eğilimleri ve tüketici güvenindeki tarihi gerilemelerin bunu ortaya koyduğunu ifade etti. Kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken yüksek benzin fiyatlarının Trump ve Cumhuriyetçiler açısından siyasi risk oluşturduğunu vurgulayan Rizvi, şu değerlendirmede bulundu:

"Amerika Birleşik Devletleri başkanları seçim dönemlerinde iki şeyi göze alamaz; yüksek benzin fiyatları ve asker cenazeleri. Stoklar azalıyor, benzin ve dizel gibi petrol ürünlerinde arz sıkışıklığı yaşanıyor. Bu nedenle rafineri kar marjları son yılların en yüksek seviyelerine ulaşıyor."

Kamuoyundaki gerilime karşın Beyaz Saray ve enerji sektörü arasındaki bağlar güçlü

Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma da Amerika Birleşik Devletleri/İsrail-İran geriliminin başında petrol fiyatlarının 175-200 dolara yükselebileceği yönündeki endişelerin gerçekleşmemesinde Amerika Birleşik Devletleri'nin yüksek petrol arzının belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "100 doların üzerindeki petrol fiyatları Amerika Birleşik Devletleri'li şirketlere doğrudan fayda sağladı. Asyalı alıcılar Amerika Birleşik Devletleri'nin hafif ve düşük kükürtlü ham petrolünü satın almak için adeta sıraya girdi" dedi.

Sharma, Trump'ın petrol şirketlerine yönelik soruşturma çağrıları ve akaryakıt fiyatlarını düşürmeleri yönündeki baskısına değinerek, "Amerika Birleşik Devletleri'nde ara seçimler yaklaşırken, akaryakıt fiyatları yüksek kalmaya devam ederse Trump'ın enerji şirketlerini daha sık eleştirdiğini göreceğiz. Ancak piyasa ve enerji şirketleri yalnızca faaliyet gösterdikleri iş ortamına tepki verebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki bu gerilim sürecektir ve Trump'ın Amerika Birleşik Devletleri'li tüketicileri destekleyen açıklamalar yapmayı bırakmasını kimse beklemiyor" şeklinde konuştu. Kamuoyundaki söylemlere rağmen Beyaz Saray ile Amerika Birleşik Devletleri enerji sektörü arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayan Sharma, ülkenin büyük bir petrol ihracatçısı ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı olarak konumunu koruduğunu belirtti.