GENEL

İlim Yayma Ödülleri Kampı’ndan Çağrı: Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi

Silivri’de düzenlenen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı’nda "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi yayımlandı. Akademisyenler 8 maddelik çözüm önerisi sundu.

İstanbul Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyası için stratejik bir adım olan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesinin ilanıyla tamamlandı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan ve ödül sahibi akademisyenlerin katılımıyla açıklanan metinde, bilimin krizleri önleme ve güven inşa etme gücüne dikkat çekildi.

Akademik Birikim Devlet Politikasına Dönüşüyor

İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bilimsel başarıları taltif eden bir tören değil, aynı zamanda bu birikimi toplumsal ve siyasal süreçlere entegre eden bir platform olduğu toplantıda vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu nezdinde yarattığı etkinin ardından, bu yıl odağın uluslararası ilişkilere ve bölgesel huzura çevrildiğini belirtti. Erdoğan, ödül sahibi seçkin akademisyenlerin istişare kamplarında geliştirdiği ortak aklın, Türkiye’nin stratejik kararlarında somut bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Bu sürecin akademik bilginin raflardan inerek saha uygulamalarına dönüşmesi açısından kritik olduğu kaydedildi.

Bölgesel Sorunlara Bilimsel Çözüm Zemini

Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede; Orta Doğu merkezli çatışmalar ve enerji hatları üzerindeki jeopolitik gerilimlerin, sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceği savunuldu. Bölgesel barışın dış merkezli yapılara bağımlı kalamayacağının altı çizilirken; bölge ülkelerinin kendi tarihi, kültürel ve ilmi kaynaklarından beslenen yeni bir iş birliği modeli kurması gerektiği ifade edildi. Bilim diplomasisinin, kriz dönemlerinde bile diyalog kanallarını açık tutan stratejik bir araç olarak konumlandırılması gerektiği bildirgede geniş yer buldu. Bu kapsamda ortak akademik ağlar ve veri paylaşım sistemlerinin, bölge ülkeleri arasında güven köprüsü kuracağı vurgulandı.

Sekiz Maddelik Somut Yol Haritası

Basın toplantısında kamuoyu ile paylaşılan bildirgede, teorik yaklaşımların yanı sıra uygulanabilir 8 madde sıralandı. Öneriler arasında; büyükelçilikler bünyesinde "bilim ateşeliklerinin" kurulması, ülkeler arası ortak politika üretecek daimi ilmi komisyonların tesisi ve araştırma kurumları için ortak fon mekanizmalarının oluşturulması öne çıktı. Ayrıca iklim, enerji ve deprem gibi ortak coğrafi tehditlere karşı bölgesel çalışma gruplarının kurulması ve savunma teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının geliştirilmesi gerektiği bildirildi. Türkiye’nin bu süreçte sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi ve diplomatik tecrübesiyle öncü bir aktör olabileceği belirtildi.