ESKİŞEHİR

Eskişehir’de Kaybolmaya Yüz Tutan Sanat Yaşatılıyor!

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, geleneksel 'kordon tutturma' nakış tekniğini modern ürünlere uyarlayarak gelecek nesillere aktarıyor. Detaylar haberimizde.

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, geleneksel el sanatlarını modern tasarımlarla harmanlayarak yaşatmaya devam ediyor. Usta Öğretici Gülnihal Yurtseven, Eskişehir yöresine özgü ‘Sivrihisar ve İnönü işi kordon tutturma’ tekniklerini aslına sadık kalarak çanta, kutu ve hediyelik eşyalara uyguluyor. Sabır ve titizlikle işlenen bu asırlık sanatın, ömür boyu kalıcı olması hedefleniyor.

Geçmiş ile Gelecek Arasında Nakıştan Köprü

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, kültürel mirasımıza sahip çıkma konusundaki çalışmalarına bir yenisini ekledi. Enstitüde görevli Usta Öğretici Gülnihal Yurtseven, atalarından miras kalan ‘kordon tutturma' nakış tekniğini yeniden gün yüzüne çıkardı. Özellikle Sivrihisar ve İnönü bölgelerine özgü bu özel nakış tekniği, günümüz modern eşyalarına uygulanarak estetik bir dokunuşla geleceğe taşınıyor.

"Bükülen Simler, Sabırla İlmeklere Dönüşüyor"

Tekniğin detaylarına değinen Yurtseven, süreci şu sözlerle anlattı: "Önce simin matkaplarla bükülmesiyle başlıyoruz. Ardından desen üstünde, makinede elde sallama kasnak yaparak, desenin şekline göre tutturuyoruz. Bu, makine nakışında özel bir tekniktir." Yurtseven, geleneksel motiflerin korunarak modern ürün yelpazesine (çanta, cepken kutusu, gözlük kabı gibi) dönüştürüldüğünü belirtti.

"Sağlamlığı ile Ömür Boyu Kalıcı"

Kordon tutturma sanatının en dikkat çeken özelliğinin dayanıklılığı olduğuna vurgu yapan Gülnihal Yurtseven, "Küçük küçük tutturmalar yaptığımız için ürünler çok sağlam oluyor. Atalarımızdan kalan örneklerin günümüze kadar ulaşması bunun kanıtı. Biz de yaptığımız bu işlerin, gelecek nesillere aktarılacak birer miras olmasını ümit ediyoruz" dedi.

"Ortaya Çıkan Güzellik Yorgunluğu Unutturuyor"

İşin zahmetli ancak bir o kadar da tatmin edici olduğunu ifade eden Yurtseven, makine başında saatlerce süren konsantrasyon gerektiren süreci şöyle özetledi: "Desen yoğunluğuna göre aylar süren bir emek veriyoruz. Bazen makine teknik sorunlar çıkarabiliyor, simler kopabiliyor. Ancak tüm bu yorgunluğun sonunda ortaya çıkan o eşsiz güzellik, yaşadığımız tüm zorlukları unutturuyor. Mesleğimizi icra etmekten büyük gurur duyuyoruz."