MAGAZİN

Defne Joy Foster Dosyası Yeniden mi Açılıyor? Annesinden Şok FETÖ İddiası!

Defne Joy Foster'ın annesi Hatice Foster, kızının ölümüyle ilgili FETÖ iddiasında bulundu.

Türkiye’yi yasa boğan Defne Joy Foster ölümü, anne Hatice Foster’ın yeni açıklamalarıyla bambaşka bir boyuta taşındı. Yıllardır içindeki şüphelerin sönmediğini belirten Hatice Foster, o gece yaşananları ve sonrasında gelişen olayları "organize bir örtbas" olarak nitelendirdi. Özellikle dönemin etkili isimleri ve firari tanıklar üzerinden kurduğu bağlantılar, magazin ve siyaset gündeminde bomba etkisi yarattı.

"Kızım 'FETÖ' Dediği İçin Hedef Seçildi"

Hatice Foster, kızının ölümünden kısa bir süre önce kamuoyunda terör örgütünden bu isimle bahseden ilk kişi olduğunu savundu. "Bence talimat verip kızımı öldürtmüş bile olabilirler," diyen anne Foster, olayın sıradan bir ilaç-alkol etkileşimi olmadığını iddia etti. Kendi tecrübelerine dayanarak astım ilaçlarının alkolle ölümcül sonuçlar doğurmadığını, daha önce de benzer durumlarda bir sorun yaşamadıklarını belirtti.

"O Gece Evde Tolga Karel de Vardı"

Gecenin karanlık noktalarına ışık tutan anne, yeni bir ismi gündeme getirdi: Tolga Karel. Hatice Foster, Kerem Altan'ın evinde o gece Tolga Karel'in de bulunduğunu iddia ederek şunları söyledi:

"Defne'nin ölümünden sonra Kerem ve o gecenin şahidi Tolga Karel apar topar Amerika'ya taşındı. Bu durum bana çok enteresan geliyor. Neden herkes bir anda ülkeyi terk etti?"

İhmal İddiaları: "112'yi Arasa Kızım Kurtulacaktı"

Hatice Foster, Kerem Altan’ın kızının fenalaştığı anlarda profesyonel yardım çağırmak yerine sokaklarda doktor aramasının büyük bir zaman kaybı ve ihmal olduğunu savundu. "Güya sokaklarda doktor aramış. 112’yi arasa kızım bugün hayatta olacaktı. Ahmet Altan’ın oğlu olduğu için FETÖ bu ölümün üstünü kapattı," ifadeleriyle yargı sürecindeki aksaklıklara işaret etti.

Uzman Analizi: Geçmişin Karanlık Dosyaları

Hukukçular ve dönemin tanıkları, o yıllarda FETÖ’nün emniyet ve yargı içerisindeki gücünün birçok şüpheli ölüm dosyasını etkilemiş olabileceği ihtimalini değerlendiriyor. Birinci elden gözlemlerimiz; Hatice Foster’ın bu çıkışının, özellikle faili meçhul veya "şüpheli" olarak kapanan dosyaların yeniden incelenmesi yönünde toplumsal bir talep oluşturabileceği yönündedir.