Bayram ziyaretlerinde önümüze gelen o minik su bardağı, sadece boğazı ıslatmak için değil, ev sahibi ile misafir arasında geçen gizli bir diyalogdur. Eski Türk kültüründe, bir eve gelen misafire doğrudan "Karnın aç mı?" diye sormak kaba bir davranış sayılırdı. Ev sahipleri bu soruyu sormak yerine, kahvenin yanına mutlaka taze bir su koyardı. Eğer misafir kahveden önce suyu eline alır ve yudumlarsa, bu "Karnım aç, ama söylemeye hicap ediyorum" anlamına gelirdi.
Ev sahibi bu sessiz işareti alır almaz mutfağın yolunu tutar, en iyi yemeklerini sofraya dizerdi. Eğer misafir önce kahveyi içerse "Tokum, sadece hoşsohbetinize geldim" demekti. Bilimsel açıdan ise suyun kahveden önce içilmesi, ağızdaki diğer tatların temizlenmesini ve kahvenin o yoğun aromasının saf bir şekilde algılanmasını sağlar. Ayrıca kahvenin içindeki telvenin böbreklere zarar vermemesi için su tüketimi hayati önem taşır. Bayramda misafir ağırlarken bu kadim "nezaket testini" uygulamak, geleneklerimizi yaşatmak adına harika bir adım olacaktır. Misafiriniz kahveden önce suya uzanıyorsa, o meşhur bayram böreklerinin vaktidir!