Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis Eren Üniversitesi’nde düzenlenen 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılarak, Türkiye’nin beşeri sermayesinin gücüne dikkat çekti ve gençlere idealizm odaklı bir gelecek vizyonu çizdi.
Gençlere İdealizm ve "Hoş Seda" Çağrısı
Bitlis Eren Üniversitesi’ndeki kongrenin açılışında konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, üniversite öğrencilerine hayatın anlamı ve gelecek hedefleri üzerine tavsiyelerde bulundu. Yaşamın bir "hoş seda" bırakma süreci olduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, makam ve sıfatlardan ziyade adanmışlığın önemine değindi. Fatih Sultan Mehmed ve Mustafa Kemal Atatürk gibi tarihi figürlerin genç yaşlardaki başarılarını örnek göstererek, idealizm olmadan büyük değişimlerin gerçekleşemeyeceğini vurguladı. Gençlerin karşılaştığı zorluklara rağmen iyilikten vazgeçmemeleri gerektiğini belirten Memişoğlu, çalışmanın ve üretmenin dünyada söz sahibi olmanın tek yolu olduğunu hatırlattı.
Sağlıkta Beşeri Sermaye ve Kaliteli Eğitim
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin en büyük şansının sağlıktaki yetişmiş ve adanmış insan gücü olduğunu ifade etti. Bu gücün Covid-19 pandemisi ve büyük deprem felaketlerinde tescillendiğini kaydeden Memişoğlu, eğitimin kalitesine de özel bir parantez açtı. Türkiye genelindeki 126 tıp fakültesi ile iş birliğine açık olduklarını ancak önceliklerinin sadece "tabela" değil, yüksek standartlı bir altyapı ve akademik kadro olduğunu söyledi. Kaliteli hoca ve sağlam donanıma sahip fakülteleri destekleyeceklerinin sözünü veren Bakan, beşeri sermayeyi güçlendirmenin Türkiye'yi sağlık teknolojisinde de liderliğe taşıyacağını belirtti.
Sağlıklı Yaşam ve Dijital Dezenformasyonla Mücadele
Konuşmasında koruyucu sağlık hizmetlerine de değinen Bakan Memişoğlu, gençlere bağımlılıktan uzak durmaları, hareketli yaşamı benimsemeleri ve beslenmelerine dikkat etmeleri yönünde telkinlerde bulundu. Sağlık sisteminin sadece tedavi sunmakla kalmayıp sağlıklı kalmayı teşvik ettiğini belirten Memişoğlu, toplumsal barış için dijital dünyanın tehlikelerine de dikkat çekti. Sosyal medyada kaynağı belirsiz bilgilerle yürütülen dezenformasyon ve eleştiri kültürüne karşı uyarıda bulunarak, gençlerin gerçeği araştırmasını ve kötülüğe karşı iyilikle karşılık vermesi gerektiğini, bu yaklaşımın ülkenin temel düsturu olduğunu ifade etti.