Ramazan ayında sağlık sorunları nedeniyle iğne yaptırmak veya aşı olmak zorunda kalan vatandaşların en çok merak ettiği "Oruç bozulur mu?" sorusuna Din İşleri Yüksek Kurulu yanıt verdi. Kurul, 2005 yılından bu yana istikrarlı şekilde sürdürülen fetvayı hatırlatarak, tedavi amaçlı enjeksiyonların sınırlarını çizdi.
Din İşleri Yüksek Kurulu: "Besleyici Olmayan Aşı Orucu Bozmaz"
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamada, orucun temel mahiyetinin yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak olduğu hatırlatıldı. Kurul; İmam Ebû Yusuf, İmam Muhammed ve Osmanlı dönemindeki Fetvâhane-i Âli’nin görüşlerini temel alarak, besleyici veya keyif verici mahiyette olmayan iğne ve aşıların orucu bozmayacağı hükmünü yineledi. Günümüzde uluslararası İslam fıkıh meclislerinin de bu görüşte olduğu belirtildi.
Hangi Durumlarda Oruç Bozulur?
Açıklamada, iğne veya aşı yoluyla vücuda alınan maddelerin içeriğine göre bir ayrım yapıldı. Orucu bozan tedavi ve takviye yöntemleri şunlardır:
-
Vücuda kan veya serum verilmesi,
-
Vitamin içerikli iğneler yaptırmak,
-
Gıda ve keyif verici her türlü enjeksiyon,
-
Periton diyalizi ve damardan serum verilerek yapılan hemodiyaliz,
-
Su veya gıda özelliği taşıyan maddelerin kullanıldığı endoskopi ve kolonoskopi işlemleri.
Oruca Zarar Vermeyen Tedavi Yöntemleri
Tedavi maksatlı olup yeme-içme kapsamına girmeyen şu uygulamaların ise orucu bozmadığı ifade edildi:
-
Salgın hastalıklar (Covid-19 vb.) için yapılan aşılar,
-
Ağrı dindirici (ağrı kesici) iğneler,
-
Besleyici içeriği bulunmayan, sırf tedavi amaçlı iğneler,
-
Bölgesel (lokal) anestezi iğneleri,
-
Herhangi bir sıvı verilmeden yapılan hemodiyaliz,
-
Anjiyo, biyopsi, merhem sürme ve ilaçlı bant kullanımı.
Oruçta "bozulma" kriteri, dışarıdan alınan bir maddenin doğal menfezler (ağız, burun vb.) aracılığıyla sindirim sistemine ulaşıp ulaşmamasıyla ilgilidir. Klasik fıkıh kaynaklarında deri altından yapılan enjeksiyonlar o dönemde bulunmadığı için doğrudan bir hüküm yer almasa da, modern tıp ve fıkıh uzmanları bu konuyu "besleyicilik" kriterine göre değerlendirmektedir. Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi de 1997 yılında Cidde'de yaptığı toplantıda, gıda takviyesi amacı taşımayan iğnelerin oruca zarar vermeyeceği kararını almıştır.