İKİ TANE BİNYIL, ARTI 18 YIL VE BİR ‘YILBAŞI” DAHA…

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Güneşin doğuşu ve batışına göre, matematiksel bir “zaman birimi” icat etmiş “büyük-büyük” atalarımız!.. O sürenin alt birimi de saaat… Sonra büyütmeyi sürdürmüşler.

-24 saat 1 gün, 30 gün 1 ay, 12 ayın toplamı da 365 güne sabitlenmiş, adı da 1 yıl!..

Ne güzel, kestirmeden anlattım di mi?.. Bu kadarından sonra diğer dilimleri hatırlatmak daha bir kolay;

-100 güne 1 asır deriz biz!..

Sonuncusunu da 18 yıl önce öğrenmiştik;

-İkinci milenyum!.. Bin yıl aralığı yani…

Bi’şeyi daha hatırlatıp devam edelim… Yüz yıllar, bin yıllar, şu anda ifade ettiğimiz bu sayıların bir adı “miladi Takvim.

Yani İsa’nın doğumu esas alınmış. Yoksa “çarmıha gerilişimi mi” önemli değil. Hıristiyanların peygamberininki “milat” alınıyor yani!..

Bizim, ya da genel de İslam aleminin takvimi de vardı biliyorsunuz;

-Peygamberimiz Hz Muhammet ve Ümmet-i Muhammedinin Mekke’den Hicreti. Başlangıcı da, Miladi’ye göre, 16 Temmuz 622…

Gavur icadından, dansözlü yıllara!..

Şu an itibariyle yaklaşık bir 40 saat sonra eskiyen bir yılı, yenisiyle değiştirmenin “kutlamalarına”  başlayacağız.

-Elbet Ademoğullarından dünya değiştirmeyenler!..

Görüldüğü üzere Yılın başlaması da semavi dinlerde peygamberlerin eylemleriyle ilgili. Ama bir gelenek var ki, Ateistler bile kendi felsefeleriyle kutlamakta yeni yılı. Kestirmeden gidelim;

-Anadolu Coğrafyasında yaşayanlar da…

Nedense aklımın erdiğinden bu yana, bizdeki yeni yıl kutlamalarına hep biraz “sancı” karıştırılmıştır. Bendeki ilk sancı da, rahmetli Babaannem’den kaynaklıdır. Özellikle çocukluk dönemlerimde;

-Gavur icadı be çocuğum, der dururdu!..

Sonraları o da rahmetli Hüsniye annemin “Tel-tel Helvası”,

evimize yeni, yeni girmeye başlayan portakal takviyeleri ve de tavuk-pilav takviyeli Yılbaşı sofralarının müdavimi olmuştu, o başka!.. Hele de;

-Televizyonlu yılbaşı eğlencelerinin!..

“Dansöz ne zaman çıkacak mare?” sorgulamasını da duyar olmuştuk ilerleyen yıllarda…

O yılların yerleşik geleneği kabaca böyleydi. Aile arasında, çok çok hısım-akrabadan, komşudan ibaret bir gecelik misafirliklerle. Allah ne verdiyse…

-Evlerde hazırlanan özel yemekler, meyve ve çerezlerden oluşan menülerin birleştirilmesiyle…

Yıllar ilerleyip, köy-kentli olduğumuzda yerleşik geleneklerde ufaktan değişiklikleri de gözler olmuştuk!.. Hatta olanaklar ölçüsünde “nasıl bir şeymiş” merakı ile

-Yılbaşı balolarına da katılır olmuştuk!..

Bir yandan da “solculuk” dürtüsüyle “sosyete icadı” türünden eleştirilerimize karşın!..

Uludağ mı, PTT mi!..

Meraktan ve de kıtlıktan “Yılbaşı Baloları” dönemi gençlik ve “sosyetik olma” hevesiyle sınırlı kalacak, halkın genel geleneğine dönülecektir. Üstelik de “Babaannem döneminden” kalma o yerleşik “gavur icadına” inat, herkesin kutlaması sürüp gidecektir.

Bu günlerde olduğu gibi “Yılbaşında ne yapıyorsunuz” sorusuyla birlikte. İlk yanıt belliydi;

-Valla Uludağ’a çıkmayı düşünüyoruz!..

Eteklerindeki Bursa’ya gitmek bile hayalken, “Uludağ’a çıkmak” sosyete ironisinden başka bir değildi kuşkusuz. Arkasından o ekleme gelecek muhakkak;

-Ne yapacağız kardeşim, PTT’ye takılacağız!..

Mizah yeteneği güçlü halkımızdan güçlü halkımızdan biri yaratmıştı PTT’yi. Açılımı da bildiğimiz devlet kuruluşu değil;

-Pijama-Terlik-Televizyon!..

İcadından epey bir süre kullanıldı bu Yılbaşı kutlama ironisi. Son günlerde bir gazetenin haber başlığı olarak gördüm PTT’yi!..

-Bu yılbaşı halkın tercihi PTT olacak!..

Çoğalmalarına karşın çekiciliği kalmadı Tv’lerin ama, ekran başında çoluk çocuk, fındık-fıstık meyve, tavuk-pilav, evlerde kutlamak yani. Anlaşılmış olmalı;

-Aile kasalarının tamtakır olması meselesi!..

***

Bir de tabii “yaşam tarzına müdahale” durumu. Baksanıza İstanbul’un malum meydanlarında, o alıştığımız kitlesel kutlamalara “yasaklar” geldi. Haberlerde, belediyelerin, geleneksel ışıklandırmaları söktüğü bile yazılmakta…

Boş verin siz de yine de. Günaha da girmemiş oluruz böylelikle!..

-En iyisi Pijama-terlik-televizyon!..

Zorunlu tavsiyemizle birlikte dileğimiz;

-Sağlıklı, olabildiğince mutlu bir yıl herkese…

EN SON EKLENEN HABERLER

Eskişehir’de meydana gelen trafik kazasında bir at telef olurken, sürücü hafif yaralandı.

Eskişehir Teknik Üniversitesi (ETÜ) İki Eylül Yerleşkesi'ndeki Kongre ve Kültür Merkezi inşaatının şantiyesinde görevli ...

Yüzlerce üniversite öğrencisi, Odunpazarı Belediyesi tarafından Regülatör Piknik Alanında düzenlenen Gençlik Bulu...

 Büyük Park önünde atıl durumda bulunan ve saman pazarı olarak bilinen alan, Büyükşehir Belediyesi tarafından yenil...

Odunpazarı Belediyesi ve Odunpazarı Kent Konseyi, birbirinden önemli isimleri konuk etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Tarihi Odunpazar...

Makina Mühendisleri Odası tarafından Eskişehir Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği Bölü...

Eskişehir Web Tasarım