•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

BAŞLA BIRAK, BAŞLA BIRAK, OLMUYOR!..

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Başlık biraz hamasi oldu. Bir parça da, en azından kendi adıma can sıkıcı!..Beni “merak eden” okurlarımdan, maslak mensuplarından bir bölümü “başla bırak, başla..” nakaratının nedenlerini biliyor;

-Önceki gazeteden mecburiyetten ayrılık, sonrasında beyinde çatlama!..

“Tamam mı, devam mı” türünden bir ikilemin yanıtlanması süreci de fazladan.. Yakın-uzak çevreden ikinci soruya “teşvik” edici yanıtlar öte yandan.

Kendi kararım mı?

-Özendirmelerin de etkisiyle devam!..

Cemiyetin Bayram gazetelerindeki denemeler etkili olmadı değil.

-Bir sayfayı dolduran Fuar ve Organize Sanayi nostaljilerini karalayabildikten sonra…

Günden dediğin ne ki?

Hep söylerim.. Bizim gibi ara verme hallerinden sonra günlük, gün aşırılık yazılara başlamanın zorluğu da kaçınılmazdır.

En önemlisi gündemden uzak kalmak…

Derken, memleket gündemini ve benim yazı hayatımdaki tercihim, hayatımın tamamını geçirdiği bu güzel şehrin gündemi.

Başka açıdan bakarsanız “gündem takip etmek” de öte-beri bir iş değil benim memleketimde!..  “Gündeme damga vuran” klişesi ile anlatmak istersek;

-Gündem dediğin bir tane olur, çok-çok iki!..

Onları da bir-iki hafta eveleyip, gevelersin göçer gider tarihin tozlu raflarına.  Oysa memleketimin gündemi gün değil, saat sürmeden değişiveriyor. Eksik olmasınlar;

-Yerel-genel memleketin siyaset erbabı sayesinde!..

***

Şu geçen 3-4 aylık süreçte “baba gündemleri” hatırlamaya çalıştım, inan olsun zorlandım.

Aklıma ilk gelen; tarihi “Viyana Kuşatması”ndan galat, çok cepheli Avrupa Birliği savaşları!.. Hollanda, Avusturya ve Almanya’sı başta olmak üzere… Suriye, Irak, Barzani Kürdistanı zaten her daim gündem.

-Apo’nun, Fetö’nün terörizmi ise bitecek gibi görünmüyor…

Hayırlı gündemler!..

Yerele bakarsak… Çapına göre ve görece önemli epey bi’şeyler olup-bitti. Çoğuna aşinayız da nedense aklımda kalan;

-Büyükşehir Başkanı Yılmaz Hoca’mıza fiili saldırı girişimi!..

Trollerin haksız “sözlü saldırılarına” alışamamışken… Belli ki cümlemizi rahatsız eden, endişelendiren şeyler bunlar.  Ne diyelim;

-Hayırlı gündemlerimiz olsun!..

---------------------------------------------- 

“Oda savaşları” başlamışken, dedim!..

Başlığa bakıp “O da ne?” diyeniniz çok olacaktır. Doğrusu bir 20 yıl kadar önce böyle bir tanımla yapmak kimsenin, benim de aklına gelmezdi.

Öyleyse “Odanın anlamı” nedir, söyleyelim;

-Kökeni, Osmanlı’ya kadar uzanan  meslek kuruluşu.

Günümüz tanımlamasıyla sivil toplum örgütlenmesi. “örgüt-mörgüt” demenin rahatsızlığını duyduğumuz günlerde tanıdığım ilk STK, bizim Ticaret Odası idi. Aynı anlamda bir de; şimdiler de sadece adı var kendi yok Eskişehir Ziraat Odası.  Sanayi Odası ise daha sonraları…

Gazeteciler olarak “tanımak, öğrenmek” zorundaydık zira, 3-5 haber kaynağımızdan ikisi de onlardı. Çok sonraları, ticaret erbabı dışında kalan meslek mensupları  da dernek oluşumunda “Odalara” dönüştüler. Bakılırsa iyi de oldu.

-Örgüt, örgüttür canım kardeşim!..                                                                            

Yerel seçim havası gibi

Başlıktaki o “savaş” sözcüğünü hiç sevmem, mecburen kullandım… Demokratik bir seçim mücadelesinin adaylar ve üyeler açısından önemini mecazen vurgulamak için..

Anlaşıldığına  göre,   odalarımız önümüzdeki 2 ay içinde başkan ve yönetim seçimlerine odaklanacak. İlki Ekim Başında Ticaret Odası’nın. Basından izlediğim kadarıyla 3 başkan adayı var. Biri henüz söylenti halinde olduğu için isimlerini vermeyeyim. Nasıl olsa onları çok dillendireceğiz

İlk “resmi aday” ETO’nun mevcut Başkanı Metin Güler. Açılış organizasyonuna gittim. Seçim Ofisi’nin açılışı yani. Kusursuz bir organizasyondu. Çağdaş bir anlayışıyla hazırlanmış.

İsmet İnönü 2. Caddedeki mekana yaklaştığımızda kendimi bir “yerel seçim havası” içinde buldum. Pankartlar, billboard süslemeleri, masalar, çaylar-kahveler…  Ayrıca görsel tanıtım düzenlemesi, masalarda broşürler ve diğerleri..  Güler’in sloganı da  yayınların üzerine özenle yerleştirilmiş;

-Daha ileri!...

Konuşmasında da vurguladığı gibi demek istiyor ki ;

-Başkanlığımın 3 yılında yaptıklarım bunlar, seçildiğimde daha da ötesini vaat ediyorum.

Bir anlamda ; “başardıklarım, başaracaklarımın güvencesidir.”  Mesajını veriyor..

***

Katılım beklenenin ötesindeydi gerçekten. Eski, daha da  yeni pek çok dost ve arkadaşla görüşmemi de sağlamış oldu. Bu da benim kazancım oldu. Sayın Başkan bu mücadelesinde nasıl bir karşılık görecek? Yanıtını yaklaşık bir 20 gün sonra göreceğiz. Ancak kentteki gelişmeleri yakından izleyen Bülent Özyazıcı’nın dönüşteki yorumunu eklemeliyim;

-Metin Güler işi bitirmiş!..

Bana da “kolaylıklar dilemek” düşüyor…

EN SON EKLENEN HABERLER

Türkiye Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı, “Türk Dünyası 3.Gazeteciler Şurası”nı, bu yıl Türk Dünyası Kült...

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikoloğu Yelda Öge, sonbahar mevsimiyle birlikte havaların soğumasının ve güneşle olan ilişkinin azalmas...

Türk ve Alman vatandaşlarının sosyal güvenlik hakları konusunda bilgilendirmeye yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Alman Eme...

Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sokaklarda uyuşturucu sattıkları şüphesi ile İran uyruklu 3 kişiyi bir miktar esrar ...

Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, 19 Eki̇m Muhtarlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Eskişehirli kadın muhtarlarla Ankara’da kahvaltıda bir araya geldi. Kadın muhtarların tale...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım