•               
                  
  •               
                  
  •               
                  
  •               
                  

HOŞGELDİN RAMAZAN

Başak KARAGÜL Başak KARAGÜL
Gökkuşağı

Ramazan ayı malumunuz başladı. Ramazan programları da boy göstermeye başladı televizyonlarda. Geçtiğimiz günlerde bir Ramazan programında hocanın "Ramazan ayı olmasaydı tok insan aç insanın halinden anlayamazdı." sözlerine şahit oldum. Bir yandan katılırken bir yandan eleştirdim bu sözleri. Bir canlının acısını, üzüntüsünü anlamak için aynı durumu illa yaşamak mı lazım? Çoğu insan için bu sorunun cevabının evet. Elinde telefonla yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip daha üst kesim ekonomik seviyedeki insanların hayatlarına gıpta eden yeni nesil akıllı telefonlu farkındalığı gitgide düşen insanoğluna açlığı, şükretmeyi hatırlatabilecek, anlatabilecektir belki bu ay. Hatta öyle insanlar varki bazı maneviyatları anlaması mümkün değil. Bir başka olayla anlatmak gerekirse Gupse Özay kedisini kaybetmiş ve bulunması için zaman zaman sosyal medya hesabından kedisinin fotoğraflarını paylaşmakta. Takipçilerinden biri "Karnında mı taşıdın aylarca acı mı çektin abarttın amma2 tane çocuğum var çocuk sahibi olmadan anlayamazsın kedi seversin sonda geberir gider abartacak bir durum yok geberse de kurtulsak her yerde onun ilanı var" (imla hataları orijinal halini bozmamak için düzeltilmedi) şeklinde yorum yapmış. Bu insana kedi, ağaç, balık, insan vs.. hepsinin taşıdığının can olduğunu ve sevginin ırk, renk, cinsiyet gözetmeyen bir duygu olduğunu kim hangi kelimelerle anlatabilir. Bir canlının acısına üzülmek için karnında taşımak değil sevgisini kalbinde taşımak gerektiğini hangi dilde kim anlatabilir. Bir canlı için geberse de kurtulsak diyebilen bir insan çoluğuna çoğuna hayat görüşü manevi zenginlik anlamında ne verebilir. Bu dünya görüşünde insanlar yok değil. Bazıları için bazı insanlar bile geberse de kurtulsak grubunda yer alabiliyor. Bu tip insanlar maalesef pencerelerinden baktıklarında gökyüzü yerine kapkara bir nefret bulutu görüyorlar. Konuştuklarında da nefret kusuyorlar. Yani insanoğlu öyle bir deniz ki bir yanda derinliğinde boğulurken diğer yandan sığlığında boğulabiliyor insan. Bazen doğada ki canlılar özellikle bazı insanlardan daha erdemli olabiliyor. Bunun farkına varmamak ve önlem almamak ise insanoğlunu her nesil daha da tüketecek bir hastalığa göz yummak. Ramazan ayı manevi duyguların hatırlandığı, durup fiziki değil manevi açlıkların düşünülmesi gereken yegane zamanlardan biri. Aç, yardıma ihtiyacı olan sadece kendi cinsinin değil her canlıyı anlama kendi ruhunu doyurma zamanı.

EN SON EKLENEN HABERLER

Ünlü şarkıcı Hasan Yılmaz, Sivrihisar'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96'ncı yıldönümü sebebiyle ilçede bir kon...

TFF 1. Lig takımlarından Eskişehirspor'un teknik direktörü Sergen Yalçın, Ziraat Türkiye Kupası 3. turundaki Anagold 24 Erzincan...

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi bünyesinde 'Kültürel Değerlerimizin İzinde' adıyla uluslararası fotoğraf yarı...

Eskişehir Defterdar vekili Rahim Taş, kendisini ziyarete gelen Eskişehir Şairler, Yazarlar, Ozanlar Derneği (EŞYODER)'e üye şair ve ozanları, mak...

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, ESGİAD’ın Ulaş Entok başkanlığındaki yeni yönetim kuruluna hayırlı olsun ziyaretinde...

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen 'Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’na' katılan sanatç...

YAYINLARIMIZ
Tarih:
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT 1. LİG PUAN DURUMU
Eskişehir Web Tasarım