DİNDE SAMİMİ OLMAK

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

“De ki: Ben, dini yalnızca Allah'a has kılarak, O'na ibadet etmekle emrolundum"(Zümer, 11)

İhlas: Dini görevleri sırf Allah için halis bir niyetle yapmaktır. Dini ve dünyevi işlerde samimi ve dosdoğru olmaktır. İslam dininin temeli de samimiyettir Dinin her hükmünün, Kur'an'ın her ayetinin, İslam ahlakının her yönünün temelinde var olan sevgidir ve samimiyettir Müslüman olan da dinini ancak samimiyeti oranında yaşayabilir  

İhlâs ve samimiyet, bir kalp amelidir. (Buhari, İman, 39) Yani ruhsal bir durumdur. İhlas ibadetlerdeki samimiyetin göstergesidir. Allah ibadetlerimizi niyetlerimizdeki samimiyetimize göre değerlendirir. Çünkü bir hadiste "Ameller ancak niyetlere göre değerlenir. Herkese ancak niyetine göre amelinin karşılığı verilir." (Buhari, Bed’ül-vahy) buyrulur. Allah’ın rızasını kazanmak, ancak ibadetlerimizde ve günlük hayatımızda samimi olmakla mümkündür. Samimiyet ibadetin hem ruhu hem de özüdür. Samimi yapılmayan ibadetler, cansız ceset ve kuru bir ağaç gibidir. Allah, kendisine samimi olarak ibadet edilmesini (Zümer, 2.) emretmektedir. Peygamberimiz de “şüphesiz Allah, sadece kendisi için ve ancak kendisinin rızası gözetilerek yapılan amellerden başkasını kabul etmez.” (Nesai, Cihat) buyurmaktadır.

İhlas, ibadetlerden zevk almayı, yaratıcıya yakınlaşmayı sağlar. İçteki fenalığın ve kötülüğün giderilmesine yardımcı olur. Şeytan kötülükleri insanlara süslü gösterip azdıracağını; ancak samimi Müslümanlara etki edemeyeceğini (Hicr suresi, 40. ayet, - Sa’d suresi, 83. ayet) itiraf etmiştir. Nitekim "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. (İhlâs sahibi olun ve cemaat hâlinde bu halinizi de muhafaza edin! Böyle yaparsanız), doğru yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir." (Mâide, 105) buyrulur.

Nitekim peygamberler de samimiyet örneği göstererek ihlasla mücadelelerinde başarılı olmuşlardır. Allah’ın rızasını kazanmak için, Müslümanların samimi olarak yaptığı her güzel iş, ibadet hükmündedir ve kendisine sevap kazandırır.  Bir gerçeği savunurken, önce kişi kendisi inanmalıdır. Hizmet bahis mevzu olduğunda da ilk hatırlanması gereken ilkelerden biri samimiyet ve iyi niyettir. Allah rızasından başka bir beklenti ile hareket etmemek gerekir. Yoksa bu tür beklentilerle yapılan iş hizmet değil, olsa olsa kişinin kendisine yatırım olur.

Niyet, amelden önce gelir. Niyetten maksat, yapılan işte Allah rızasını gözetmek, bu hususta samimi ve içten davranmaktır. Niyette Allah rızası olmalıdır ki verilen emek karşılık bulsun. Amellerin sıhhati ancak niyetlere göredir. Herkese ancak niyet ettiğinin karşılığı vardır. Artık kimin hicreti Allah ve Resulüne müteveccih ise, hicreti de Allah ve Resulüne olmuştur. Kimin hicreti de kavuşacağı dünya (malı) yahut nikâhlayacağı kadın için ise, hicreti de (Allah ve Resulünün rızası için değil ) niyet ettiği şey içindir. (Tergib ve't-Terhib, c.2 sh. 297) "Konuşulanlar kalpten çıkarsa muhatabın kalbine kadar girer, ama dilden çıkarsa muhatabının kulağını bile aşamaz"  denilir.

Nitekim ihlas hakkında Kuran’da pek çok ayet vardır. “De ki; ‘Bana sadece Allah’a kulluk etmem ve O’na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O’na davet ediyorum ve dönüş de yalnız O’nadır.” (Ra’d=36)

“De ki; Çalışın! Amellerinizi Allah da, Resulü de, mü’minler de görecektir. Sonra görülen ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.” (Tevbe= 105)

 “Kitab’a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte Biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.” (Araf, 170) 

Allah’ın rızası gözetilmeden ihlâstan yoksun olarak yapılan bir ameli Allah (C.C.) kabul etmez.” (Nesei K. Cihad-3089)

Müslüman her zaman Allahın murakabesinde olduğunu unutmamalı, Ahireti hatırlamalı ve ona hazırlık yapmalıdır. "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.” (Ebu Davut, Sünnet, 3)

Bugün İslam ahlakının yeterince yaşanmadığı toplumlarda samimiyetsizlik müslümanları mutsuz, bencil ve hırslı yapmaktadır Hâlbuki İslam'ın getirdiği samimiyetin sınırları hayli geniştir Müslüman sadece namaz, dua ve oruç gibi ibadetlerinde samimi olmaz Güçlü bir Allah korkusuna sahip olduğu için hayatının her safhasında Allah'ın rızasını gözetir "Öyle adamlar ki, ne ticaret, ne de alışveriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı günden korkarlar "(Nur Suresi 37)  

Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye yakın ilgi ve bağlılık duygusu göstermeye yönelten bir duygudur. Sevgi bütün insanlığı ve evreni sevmektir. Sevgi işinde, başka insanların düşüncelerine, inançlarına gelenek ve göreneklerine, yaşam biçimlerine saygılı olunması gerekir. Zaten doğru olan da insanları olduğu gibi görebilmeyi, onlara bu durumlarıyla saygı gösterebilmeyi gerektirir. Bir anlamda da sevgiyi içerir.

Samimiyet ise sevgi yoğunluğu ve sevgi dağılımı olan bir toplumda, içtenliğin yaygın hale gelmesidir. Bunların doğal bir sonucu olan toplum, içten bir bağlılık içerisinde olacak ve güçlü bir dostluk zinciri tesis edebilecektir. Bu aşama çıkarsız bir beraberliğin ve dayanışmanın son halkasıdır. 

Sevgi yalnız kalmış insanın dünyasıyla bütünleşme isteğinin anlatımıdır. Atılacak ilk adım sevmenin de yaşamak gibi bir sanat olduğunu kabul etmektir. Sevgi insanlarda etken bir güçtür. Sevgi bir şeyin içinde olmaktır. Katılmak veya almak değil; sevgi vermektir. Sevgi uyandırmadan seviyorsanız veya sevgi o durumuyla yeni bir sevgi doğuramıyorsa, sevginiz güçsüzdür. Sevginin olduğu yerde ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi de vardır.

Koşulsuz sevgi ise birey ne yaparsa yapsın onun sevgi ve saygıya layık olduğunun kabulüdür. Bu tür sevgi içinde büyüyenlerin benlik anlayışları, güçlü ve olumludur. Eğer anne babalar çocuklarına yeterince sevgi göstermezlerse çocuklar da sevmeyi öğrenemezler. İnsanlar birbirini severse sevgi öğrenilebilir. Sevgi, şefkatte güneş gibi, cömertlikte su gibi, alçak gönüllükte toprak gibi, teslimiyette ölü gibi, örtücülükte gece gibi olmaktır. Özetlemek gerekirse kişinin eline, diline, beline sahip olabilmesidir.

                                           

EN SON EKLENEN HABERLER

Eskişehir’de aniden fenalaşan ve hastaneye getirilinceye kadar 4 kez kalbi duran Aylin Şenyurt, yapılan başarılı bir müdahale sonucu tutund...

Şehirlerarası yolcu taşıyan otobüslere yönelik kış lastiği denetlemesi ve sürücülere yönelik bilgilendirme yapıldı. Otob...

Eskişehir'de kendilerini polis olarak tanıtan ve "Terör örgütüne karışmışsın. Elindeki tüm para ve altınları hazırla" diyerek...

Küçük yaşta geçirdiği hastalık ile pek çok yetisini kaybeden Talip Küçükkaya, yaşama sımsıkı tutundu....

Eskişehir Sanayi Odası, (ESO) Eskişehir sanayisi için 2023 vizyon belgesini hazırladı.

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Ramis Tunca önceki akşam CHP ile yapılan işbirliği konusunda açıklama yaptı. Tunca İYİ Parti ve CHP’n...

Eskişehir Web Tasarım