Vali Yılmaz emanete sahip çıktı

Bazen tek bir davranış, sayfalar dolusu açıklamadan çok daha güçlü bir mesaj verir. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'ın, şehidimiz Eyüp Dereli'nin evlatlarını makamında ağırlaması ve Batuhan'ın hayalini gerçeğe dönüştürmesi de tam olarak böyle bir davranıştı.

Geçtiğimiz günlerde karnesini aldıktan sonra kurduğu o masum cümle, aslında milyonlarca insanın yüreğine dokundu. "Babam yanımda olsaydı elektrikli scooter isterdim." Bu sözlerin ardından sessiz kalmak da mümkündü. Bir haber olarak okunur, birkaç gün konuşulur ve unutulurdu. Ama Vali Erdinç Yılmaz farklı bir yol seçti. Batuhan'ı ve kardeşi Defne'yi makamına davet etti, onlarla sohbet etti ve Batuhan'ın hayalini gerçekleştirdi.

Elbette burada mesele sadece bir elektrikli scooter değil. Asıl önemli olan, devletin sıcak yüzünün hissedilmesidir. Çocukların, babalarının yokluğunu kimse dolduramaz. Ancak devletin şefkat eli onların omzunda olduğunu hissettirebilir. İşte bu tür dokunuşlar, "Devlet yanımızda" duygusunu güçlendiren en anlamlı adımlardır.

Şehitlerimizin geride bıraktığı aileler ve çocuklar, hepimizin ortak emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak sadece maddi destek vermekle sınırlı değildir. Onları hatırlamak, yalnız olmadıklarını hissettirmek ve hayatlarının her döneminde yanlarında olmak da en az bunun kadar değerlidir. Vali Yılmaz'ın ortaya koyduğu yaklaşım da tam olarak bunu gösteriyor.

Göreve geldiği günden bu yana vatandaşla kurduğu samimi iletişimle dikkat çeken Vali Erdinç Yılmaz'ın bu davranışı, makamların yalnızca idari kararların alındığı yerler olmadığını da bir kez daha ortaya koydu. Bazen bir çocuğun yüzündeki tebessüm, yapılan en büyük hizmetlerden biri olabiliyor.

Ancak bu ziyaret bize acı bir gerçeği de yeniden hatırlattı. Eyüp Dereli, görevini yaparken orman yangınında şehit oldu. Geçen yıl Seyitgazi'de çıkan orman yangını, hepimizin hafızasında derin izler bıraktı. O yangında tam 10 kahramanımızı toprağa verdik. Kimi ormancıydı, kimi gönüllüydü, kimi iş makinesinin başındaydı... Hepsi yeşil vatanı korumak için canını ortaya koydu.

Bugün yine yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşıyoruz. Hava sıcaklıkları yükseliyor, en küçük ihmal bile büyük felaketlere dönüşebiliyor. Yol kenarına atılan bir sigara izmariti, kontrolsüz yakılan bir ateş ya da dikkatsizce bırakılan bir cam parçası, binlerce ağacı ve onlarca canı tehdit edebiliyor.

Bu yüzden hepimize önemli görevler düşüyor. Ormanlarımızı korumak sadece kurumların değil, 86 milyonun sorumluluğu. Seyitgazi'de yaşadığımız acıyı bir daha yaşamamak için çok daha dikkatli olmalı, kurallara eksiksiz uymalı ve çevremizde gördüğümüz en küçük ihmali bile yetkililere bildirmeliyiz. Çünkü kaybettiğimiz her ağaç yeniden yetişebilir belki ama kaybettiğimiz canlar geri gelmiyor. En büyük vefa ise, o acıları bir daha yaşatmamak için üzerimize düşeni eksiksiz yerine getirmektir.