Üreten şehir Eskişehir

İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesine baktığımda, Eskişehir adına bir kez daha gurur duydum. Bu yıl listede Eskişehir’de üretim yapan 19 firmanın yer alması sıradan bir başarı değil. Bu tablo, yıllardır emekle, alın teriyle ve kararlılıkla büyüyen Eskişehir sanayisinin ulaştığı noktayı gösteriyor.

Eskişehir çoğu zaman öğrenci kenti, kültür kenti ya da yaşam kalitesi yüksek şehir olarak anılıyor. Bunların hepsi doğru. Ancak bir gerçeği de unutmamak gerekiyor; Eskişehir aynı zamanda Türkiye'nin en önemli üretim merkezlerinden biri. Havacılıktan raylı sistemlere, beyaz eşyadan cam sanayisine, gıdadan yapı malzemelerine kadar birçok stratejik sektörde ülkenin yükünü taşıyan şehirlerden biriyiz.

İSO 500 listesinde yer alan firmalara baktığımızda bunu net şekilde görüyoruz. Dünya markalarına üretim yapan tesislerden savunma sanayisinin kritik kuruluşlarına, Türkiye'nin en büyük gıda üreticilerinden raylı sistemlerde milli projelere imza atan şirketlere kadar geniş bir yelpaze karşımıza çıkıyor. Bu firmalar sadece kendi başarı hikâyelerini yazmıyor. Aynı zamanda binlerce kişiye iş kapısı oluyor, ihracat gerçekleştiriyor ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

Üstelik bu başarıların çok kolay elde edilmediğini de biliyoruz. Son yıllarda sanayiciler yüksek faizlerle mücadele ediyor. Finansmana erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Enerji maliyetleri, hammadde fiyatları ve küresel pazarlardaki daralma üreticinin önüne ciddi engeller çıkarıyor. Buna rağmen fabrikaların bacaları tüterken, üretim bantları çalışmaya devam ediyor. İşte bu nedenle listede yer alan her firmanın başarısının arkasında büyük bir mücadele var.

Bugün Eskişehir'in elde ettiği bu başarıyı kutlamamız gerekiyor. Çünkü üretim yapan, yatırım yapan ve istihdam oluşturan herkes bu alkışı hak ediyor. Ancak sadece alkışlamak yetmez. Bu başarıların devam etmesi için üreticinin önünün açılması da şart.

Türkiye'nin büyümesinden söz ediyorsak, bunun yolu üretimden geçiyor. İhracattan söz ediyorsak, bunun yolu sanayicinin rekabet gücünü korumasından geçiyor. Yeni yatırımların yapılabilmesi, mevcut yatırımların büyüyebilmesi için uygun finansman imkanlarının sağlanması gerekiyor. Sanayici üretime odaklanmalı, kredi maliyetleriyle boğuşmamalı.

Eskişehir bugüne kadar üretim kültürüyle öne çıktı. Nitelikli iş gücü, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci ruhuyla örnek bir şehir olmayı başardı. Eğer gerekli destekler verilirse, önümüzdeki yıllarda İSO 500 listesinde 19 değil çok daha fazla Eskişehir firmasını görmemiz sürpriz olmaz.

Çünkü bu şehir üretmeyi biliyor. Yeter ki üretenin önü açılsın, yatırım yapan cesaretlendirilsin. O zaman kazanan sadece Eskişehir değil, Türkiye olacaktır.