Dün Türkiye Gazeteciler Federasyonu bir basın bülteni geçti. Görünce şaşırdım. TGF Genel Başkanı ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’a teşekkür etmiş.
Basın İlan Kurumu’nu her fırsatta eleştiren, BİK’in basılı gazeteleri yok etmeye çalıştığını iddia eden Yılmaz Karaca nasıl oldu da Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’a teşekkür etti acaba dedim. Teşekkürün sebebini görünce ise olay o kadar da garip gelmemeye başladı.
Basın İlan Kurumu’nun 11-13 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı’nda, basın meslek örgütlerine toplam 7 milyon 200 bin TL nakdi yardım yapılması kararlaştırıldı. Teşekkür bunun içinmiş.
Basın derneklerine can suyu olacak bir artış olduğu için teşekkür etmiş Yılmaz Karaca. Doğrudur, basın derneklerine bu yardımlar can suyu olacaktır.
Gel gelelim Basın İlan Kurumu, bu genel kurulda sadece dernekler için bir karar almadı. Toplantıda, basın çalışanlarına yönelik borç para, muhtaçlık ve ölüm yardımları Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Mevcut ekonomik koşullar ve uygulamaya ilişkin geri bildirimler dikkate alınarak, söz konusu sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasına karar verildi.
Sadece bu da değil, öncesinde Basın İlan Kurumu, Türkiye Sigorta ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde iş birliği yaptı. Konut sigortasında yüzde 60, ferdi kaza sigortasında yüzde 40, kasko sigortasında yüzde 25 indirim uygulanırken; tamamlayıcı sağlık, özel sağlık, seyahat sağlık ve riskli hastalıklar sigortalarında ise yüzde 20 ila yüzde 25 arasında değişen avantajlar basın camiasının kullanımına sunuldu.
Yine Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, basın kuruluşlarının nakdî krediler için 6 ay geri ödemesiz olmak üzere 36 aya kadar, gayri nakdî krediler için ise 48 aya kadar bu imkândan yararlanabileceğini duyurdu.
Gel gelelim, Türkiye’de gazetecileri ve gazeteciliği temsil etmesi gereken Karaca, bu gelişmelerin hiçbirine teşekkür etmedi. Bu tablo, basın çalışanlarının önceliklendirilmediği yönünde güçlü bir izlenim oluşturuyor. Oysa ki, başkanı olduğu federasyon ve cemiyete yardım yapılacağı anda teşekkürün bini bir para.
İlk mesleğe başladığım yıllarda Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti, her yıl başarı ödülleri düzenler basın çalışanlarına da bu vesileyle katkı sağlardı. Ramazan aylarında destek olunurdu. Bakalım Yılmaz Karaca’nın bile Basın İlan Kurumu’na teşekkür etmesini sağlayacak kadar önemli olan bu desteklerden, federasyonun ve cemiyetin destek olması gereken gazeteciler faydalanacak mı? Yoksa uzun yıllardır olduğu gibi federasyon ve cemiyet, basın mensuplarını desteklemekten uzak mı duracak. Bekleyip göreceğiz.