TBMM’DE YUMRUK DEĞİL, FİKİR KONUŞMALI

TBMM, fikirlerin kavga ettiği değil, hayat bulduğu yerdir.Millet adına söz söylenen, çözüm üretilen, aklın, sağduyunun ve devlet ciddiyetinin tecessüm ettiği en yüksek kürsüdür.

Ancak ne yazık ki zaman zaman kamuoyuna yansıyan görüntüler, bu yüce çatının ruhuyla taban tabana zıt bir tablo ortaya koymaktadır. Yumrukların havada uçuştuğu, öfkenin aklı bastırdığı, tartışmaların yerini fiziki gerilimlerin aldığı sahneler; yalnızca Meclis’in vakarını değil, doğrudan siyasetin itibarını da zedelemektedir.

Çünkü Meclis’te yaşanan her olay, sadece orada bulunan vekilleri değil, milyonlarca insanın siyaset kurumuna bakışını etkiler. Toplumun her kesimine örnek olması gereken bir yerde sergilenen bu görüntüler, ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor:

Milletin sorunlarını çözmesi beklenen bir kurumda, bu öfke kime, neye ve neden?

Demokrasinin özü, farklı fikirlerin çatışmasıdır; ancak bu çatışma akıl zemininde, sözle, fikirle ve hukuk çerçevesinde olur. Fiziki gerilim, demokrasinin değil, çaresizliğin ve tükenen tahammülün göstergesidir.

Siyasi parti ayrımı yapmadan açık bir ilke koymak gerekir:
Hangi partinin vekili kavga çıkarıyorsa, öncelikle kendi partisi tarafından uyarılmalı, hatta gerekirse yaptırımla karşılaşmalıdır. Çünkü parti disiplini sadece oy verme davranışıyla değil, siyasi ahlakla da ilgilidir.

Şiddetle toplumun her alanında mücadele edilmesi gereken bir dönemde, halkın oylarıyla seçilmiş temsilcilerin bu tür görüntülerle gündeme gelmesi, yalnızca eleştiri değil, ciddi bir muhasebe konusudur.

Ama belki de en düşündürücü kısım şudur:

Kavga eden vekillerin, diğer vekiller tarafından adeta tebrik edilmesi.Oysa tebrik edilmesi gereken şey; milletin hayatına dokunan projeler, ülkenin geleceğine katkı sunan fikirler, çözüm üreten siyaset ve uzlaşı kültürü olmalıdır. Kavganın alkışlandığı bir yerde sağduyunun itibarı doğal olarak zayıflar.

Ortaya çıkan manzara zaman zaman şu hissi uyandırıyor:
Sanki herkes kavga etmek için fırsat kolluyor.

Eğer siyasi başarı ölçüsü bu görüntüler olacaksa, o halde siyasi partiler vekil adaylarını belirlerken en iyi hatipleri, en donanımlı isimleri değil, en iyi dövüşçüleri seçsin.

Ama unutulmamalıdır:

Meclis bir ring değildir.
Orası, milletin umudunun, iradesinin ve geleceğinin temsil edildiği yerdir.
Demokrasi yumrukla değil, sözle güçlenir.Devlet ciddiyeti öfkeyle değil, vakarla korunur.
Millet iradesi gürültüyle değil, akılla yücelir.

Ve belki de en temel gerçek şudur:

Millet kavga görmek istemiyor.
Millet çözüm görmek istiyor.