ŞEHİR HAYATI – 5 20 Yılı Planlamayan Bir Şehir Mümkün mü?

Eskişehir’de trafik, ulaşım ve şehir planlaması konuşulurken çoğu zaman bugüne odaklanıyoruz. Oysa bugünkü sorunların büyük bölümü, yıllar önce alınan kararların doğal sonucudur. Şehri anlamak için biraz geriye gitmek gerekiyor.

1999 yılında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olan Yılmaz Büyükerşen, 2005 yılında tramvayı şehre kazandırdı. O gün için bakıldığında bu, cesur ve dikkat çekici bir projeydi. Eskişehir’in çehresi değişti, şehir bir anda “örnek kent” olarak anılmaya başlandı. Ancak şehircilikte asıl soru şudur:
Bir proje sadece bugünü mü kurtarır, yoksa geleceği de mi planlar?

Tramvay 2005’te geldi. Peki 20 yıl sonrası düşünüldü mü?

Bugün tramvay hatlarının ana arterlerle kesiştiği noktalarda yaşanan tıkanıklıklar, sistemin artık şehir yükünü taşımakta zorlandığını gösteriyor. Çünkü tramvay yerin altına alınamadı. Alınamadı çünkü şehir buna göre planlanmadı. Oysa doğru bir kentsel dönüşümle, ulaşım altyapısı yer altına alınabilir, şehir üstte rahatlatılabilirdi.

Bu yapılabilir miydi?
Evet, yapılabilirdi.

Kentsel dönüşümle hem sağlıklı bir şehir dokusu kurulabilir hem de çelik konstrüksiyon gibi modern yöntemlerle, tramvay için yerden bağımsız, güvenli ve uzun ömürlü hatlar oluşturulabilirdi. Üstelik bu yaklaşım, Eskişehir’i olası depremlere karşı da daha hazırlıklı hâle getirebilirdi.

Ama bunların yerine ne yapıldı?
Daha ucuz, daha hızlı, daha çok alkış alan çözümler tercih edildi.

Günü kurtaran projeler, geleceği ipotek altına aldı. Tramvay geldi ama şehir büyüdü. Yol aynı kaldı, yük arttı. Bugün yaşanan trafik sıkışıklığı, plansızlığın sessiz faturasıdır.

Sorulması gereken soru nettir:
Bir şehir 20 yıl boyunca aynı altyapıyla taşınabilir mi?

Yılmaz Büyükerşen, 2023 yılına kadar belediye başkanı seçildi. Bu uzun süre, büyük bir tecrübe ve güçlü bir yetki demektir. Böyle bir sürede, sadece vitrin projeler değil, köklü ve kalıcı şehir planları da üretilebilirdi. Ama Eskişehir, bugün hâlâ geçici çözümlerle ayakta durmaya çalışıyor.

Şehircilik, alkışla değil; öngörüyle yapılır.
Ulaşım, sadece ray döşemek değildir.
Geleceği hesaba katmayan her proje, zamanı geldiğinde şehri kilitler.

Bugün Eskişehir trafiğini konuşuyorsak, sadece bugünü değil;
20 yıl önce atılan adımları da konuşmak zorundayız.

Çünkü şehir hayatı, geçmişte yapılan tercihlerle şekillenir.
Ve yanlış tercihler, eninde sonunda direksiyon başında karşımıza çıkar.