Sakaryabaşı kurtarıldı artık korumak lazım

Eskişehir’in doğal güzellikleri sayılırken herkesin aklına gelen ilk yerlerden biridir Sakaryabaşı. Sadece bir mesire alanı değildir orası. Aynı zamanda bu kentin hafızasıdır. Çocukluğunu orada geçirenler için ayrı bir anlam taşır, yolu ilk kez düşenleri ise hayran bırakır.

Ama son birkaç yıldır Sakaryabaşı’nı güzelliğiyle değil, kuruyan kaynaklarıyla konuşuyorduk. O berrak görüntünün yerini endişe almıştı. İnsanlar “Acaba tamamen kuruyacak mı?” sorusunu sormaya başlamıştı. Çünkü mesele sadece bir su kaynağı değildi. Bir doğa mirasının göz göre göre kaybedilme ihtimaliydi.

Geçtiğimiz günlerde bölgeden gelen görüntüler ise umut verdi. Yapılan mühendislik çalışmalarıyla birlikte kaynakların yeniden canlanması, suyun eski görüntüsüne kavuşması gerçekten sevindirici. Uzun süredir eleştirilerin, tartışmaların ve kaygının merkezinde olan Sakaryabaşı’nın yeniden hayat bulması önemli bir gelişme.

Bu süreçte AK Parti Eskişehir milletvekillerinin ve il başkanının konuyu yakından takip ettiğini de söylemek gerekiyor. Fatih Dönmez, Prof. Dr. Ayşen Gürcan ve Nebi Hatipoğlu ile Gürhan Albayrak sürecin başından itibaren konunun takipçisi oldu. Yapılan çalışmaların yerinde incelenmesi, DSİ ile koordinasyonun sürdürülmesi ve sürecin gündemde tutulması çözümün hızlanmasında önemli rol oynadı. Özellikle kuruyan kaynakların yeniden canlandırılması için yapılan mühendislik çalışmalarının sonuç vermesi, bu takibin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu.

Burada emeği geçenlerin hakkını teslim etmek gerekiyor. Devlet Su İşleri’nin yürüttüğü çalışmaların sonuç vermesiyle birlikte bölgedeki su varlığının yeniden artmaya başladığı görülüyor. Hatta balık popülasyonundaki hareketlilik bile bunun göstergesi.

Aslında bu süreç bize çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı. Doğayı kaybetmek çok kolay, geri kazanmak ise yıllar süren büyük emekler istiyor. Bir yanlış müdahale bazen onlarca yıllık doğal dengeyi bozabiliyor. Sonrasında toparlamak için ciddi mühendislik çalışmaları, kamu kaynakları ve zaman gerekiyor.

Şimdi artık yeni bir döneme girildiğini düşünüyorum. Bundan sonra mesele sadece “Sakaryabaşı kurtuldu” demek olmamalı. Asıl mesele onu koruyabilmek.

Çünkü bu kaynak hepimizin. Sadece Çifteler’in değil, Eskişehir’in ortak değeri. Hatta Sakarya Nehri düşünüldüğünde Türkiye’nin doğal miraslarından biri.

O nedenle buraya giden herkesin daha dikkatli davranması gerekiyor. Çöplerini bırakmayan, suyu kirletmeyen, doğaya zarar vermeyen bir anlayışı yerleştirmek zorundayız. Doğayı korumayı sadece kurumların görevi gibi görmek artık yeterli değil. Vatandaş olarak da sorumluluğumuz var.

Yıllardır “kuruyor” diye üzüldüğümüz Sakaryabaşı bugün yeniden umut veriyorsa, bundan sonrası bizim sınavımız olacak.

Koruyabilirsek gelecek nesiller de o eşsiz manzarayı görebilecek. Aksi halde bugün sevindiğimiz tabloyu yarın yeniden kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.