Sadullah Aksu ile İzzet Günay’ın Fotoğraf Sergisi      

       Fotoğraf  sanatçısı  güzelin peşinde, güzeli göstermek, paylaşmak için fotoğraf çekiyor denilir. Bu yetmez; fotoğraf sanatçısı topluma  bakış açısını, estetik bakışı verir. Güzele duyarlığı, görme kültürünü de kazandırması gerekiyor. Onun için sıradan şıpşak  çekilen  fotoğraflarla fotoğraf sanatı olmadığı gibi sergileri de olmaz. Fotoğraf sanatı birikimle, incelikleriyle yani kurallarıyla çekilmiş fotoğraflarla olasıdır. İnsan bir fotoğraf sergisinden çıkarken; gerçekten gözleri, yüreği doymuş güzel, iyi fotoğraflar gördüm diyerek çıkmalı, gerçekten iyi sergiydi demeli...

      Tepebaşı Belediyesi’nin Atila Özer Karikatürlü Ev Sergi Salonunda Eskişehir’in  önemli fotoğraf sanatçılarından Sadullah Aksu ile İzzet Günay’ın “Senkron” adını verdikleri ortak fotoğraf sergileri vardır. Gerçekten her bir kare fotoğraf, fotoğraf sanatımız açısından  başarılı, güzel seçilmiş, doğru açılardan çekilmiş gözlere, yüreklere  hitap eden doğadan, yaşamdan  iyi fotoğraflar idi.

      “Senkron” birbirini tamamlayan anlamında alırsak, iki sanatçının birbirini tamamlayan ortak sergi de olmuş. Çünkü çoğu sergilerde kimi güçlü eseriyle  yer alırken diğeri zayıf kalan sergiler olur. Oysa bu sergi de hangi fotoğraf kimin olduğunu bile ayıramayacağınız kadar ortak çizgide olması da serginin başarılı yanlarından biri.

      Sergide fotoğraflar çerçeve kullanılmamış blok baskı üzerine ve yeterli boyutlarda olması da  sergi salonunda bilinçli davranıldığını da gösteriyor. Kısaca  Eskişehir’de başarılı fotoğraf  sanatçılarımızın güzel bir sergilerini, fotoğraflarını gördük…

      Sadullah Aksu 1981 Ankara doğumlu ama Eskişehir’de büyümüş. Fotoğrafa lise yıllarında Eskişehir’in önde gelen öğretmen fotoğraf sanatçılarımızdan Abdurrahman Yaşıt’ın teşviği ve yol göstermesiyle başlamış. Bir dönem profesyonel fotoğrafçılık da yapmış ödülleri bulunan yurt içi,yurt dışı sergilerde yer almış sanatçımız. Eskişehir Sanat Derneği’nin Fotoğraf  Birimi Başkanını yürütüyor ve derneğin fotoğraf sergilerini düzenliyor.

     İzzet Günay 1974 Eskişehir doğumlu, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümü mezunu. Fotoğrafa çocuk yaşlarında ilgi duymaya ve özenmeye  başlamış ancak beş yıl önce makine alabilmiş ve aradaki yılları kapatırcasına fotoğraf çekiyor ve yıllar içersindeki gözünü beslediği  birikmişliğini  bir ara katıldığı Büyükşehir Belediyesi’nin fotoğraf kursunda da geliştirmiş kendisini. Hatta fotoğraf sanatı üzerine yazılanları da okumuş donanımlı sanatçılarımızdan biri. Eskişehir Sanat Derneği’nin başarılı sanatçı  üyelerinden biri.

    Bu serginin geliri Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bırakılmış. Sergi açılışında Eskişehir’in  fotoğrafta duayeni Osman Yaşar Tanaçan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Sevgi Akmen vardı. Sergi  Eskişehir Sanat Derneği ve EFSAD üyeleri ile Eskişehirdeki fotoğraf  çevresinin büyük ilgisiyle açıldı.



Antikçağ  Anadolu Şiiri Antolojisi

      Mehmet Fuat bir yazısında: “Bugün birileri şiir yazabiliyorsa yeryüzünde onlardan önce bir takım kişiler şiir yazmış oldukları için yapabiliyorlar bunu. Şiir onlardan önce de vardı. Ne  kadar özgün olsalarda, ne kadar kimselere benzemeselerde şiir yazmaları onları kaçınılmaz bir ortaklığın içine çekiyor… Bu işi kendinden önce yapmış olanlara bakıyor, bir takım görülen ya da görülmeyen kurallara boyun eğiyorlar. Şiir yazma işi onlarla başladığına göre şiir yazıyor olmalarıyla bir etki, bir esinleme içindeler” diyor.

      Antikçağ Anadolu Şiiri Antolojisi, bizden önce kimler bu topraklarda  şiir yazmış onu görme bakımından çok önemli. Bu antolojiye bu açıdan bakmamız gerekiyor.

     Bu antolojiyi Erdal Alova derlemiş, Türkçeye çevirmiş. 56 şairden şiirler var içerisinde. Sunusunda:  “İkibin yediyüz yıl boyunca yangınlar, savaşlar, depremler, bağnazlıklar yüzünden yok olmuş nice şiirlerden arta kalan bir avuç şairlerden kalan” diyor ve  yazının bir başka yerinde :  “Bu şiirler nasıl oluyor da bu kadar çağdaş görünebiliyorlar? Bunun bir nedeni, aynı coğrafi dekor içinde tarihsel araçların değişmesine karşın insanın varoluş biçimlerinin ve zamana karşı duruşunun, neredeyse, hiç değişmemiş olmasıdır” diyor.

     2008 yılında Can Yayınlarında çıkan bu 200 sayfalık antolojinin sayfaları arasında Akgün Akova’nın objektifinden antikçağ şairlerinin heykellerinin fotoğrafları da yer alıyor.

    

Bak, nasıl örtüyor yemyeşil çınar

âşıkların gizini, kutsal yapraklarından

bir sayvan yapıp onlara. Sarkıyor dallarından

salkımları güzelim asmanın, sevinci mevsimin.

Durma, boy at çınar ağacı! Gizlesin her zaman

yemyeşil yaprakların yoldaşlarını Aphrodite’nin

THALLOS

{ "vars": { "account": "UA-99020016-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }