Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yeni dönem yaklaşırken, gözler yalnızca rektörlük makamına değil, üniversitenin geleceğine çevrildi.
Eskişehir’in üç önemli üniversitesi var. Biri teknik altyapısı ve havacılık alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Eskişehir Teknik Üniversitesi, diğeri uzaktan eğitim alanında Türkiye’nin ve dünyanın en önemli eğitim kurumlarından biri olan Anadolu Üniversitesi. Üçüncü büyük güç ise hiç kuşkusuz Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.
Ancak Osmangazi Üniversitesi’ni diğerlerinden ayıran en önemli unsur, yalnızca akademik başarısı değil; aynı zamanda bölgenin sağlık üssü konumunda olmasıdır. Kütahya’dan, Afyonkarahisar’dan, Bilecik’ten ve çevre birçok ilden binlerce hasta her yıl Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne geliyor. Hastane sadece Eskişehir’in değil, bölgenin sağlık yükünü de omuzlarında taşıyor.
İşte bu nedenle yeni rektör belirlenirken konuya yalnızca “üniversite yönetimi” gözüyle bakmak yeterli olmayacaktır.
Çünkü işin bir de hastane boyutu var. Hastanedeki en küçük aksaklık binlerce insanı etkiliyor. Sağlık hizmetinin kalitesi, doktorların çalışma şartları, tıbbi cihaz yatırımları, akademik kadronun korunması ve geleceğin planlanması doğrudan rektörün vizyonuyla şekilleniyor.
Üstelik yıllardır tartışılan önemli bir konu daha bulunuyor: Tıp Fakültesi Hastanesi’nin fiziki yapısı ve depreme dayanıklılığı. Bir görüş güçlendirilerek hizmet vermeye devam etmesini savunurken, diğer görüş aynı kaynaklarla daha modern ve daha güçlü yeni bir hastanenin yapılabileceğini düşünüyor.
Belki de bugün Eskişehir’in önündeki en büyük fırsat budur. Yeni bir Tıp Fakültesi Hastanesi… Daha modern ameliyathaneler… Daha güçlü altyapı… Bölgeye hizmet edecek yeni bir sağlık kampüsü… Ve Eskişehir’in sağlık alanında çok daha üst liglere çıkması… Bunun için de hastanenin iç dinamiklerini bilen, sorunlarını yaşayan, akademik yapıyla sağlık hizmetini birlikte yönetebilecek bir isme ihtiyaç olduğu düşünülüyor.
17 YILDIR TIP FAKÜLTESİNDEN REKTÖR YOK
Eskişehir kamuoyunda sıkça dile getirilen bir başka konu ise şu: Yaklaşık 17 yıldır Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi kökenli bir profesörün rektörlük görevine gelmemiş olması. Bu süreçte üniversite önemli başarılar elde etmiş olsa da, özellikle hastanenin fiziki dönüşümü ve sağlık yatırımları konusunda artık yeni bir vizyona ihtiyaç olduğu görüşü giderek güçleniyor.
PEKİ YENİ REKTÖR NASIL OLMALI?
* Eskişehir’i iyi tanımalı.
* Üniversitenin kültürünü bilmeli.
* Hastanenin sorunlarına hâkim olmalı.
* Akademik başarı ile sağlık hizmetini birlikte yönetebilmeli.
* Büyük projeleri hayata geçirecek vizyona sahip olmalı.
* Tıp Fakültesi’nin geleceğini yeniden inşa edecek cesareti göstermeli.
Kim olursa olsun…
Bu kez seçilecek rektör yalnızca bir üniversiteyi yönetmeyecek; Eskişehir’in sağlıkta ve bilimde gelecek 20-30 yılını şekillendirecek. Ve bu nedenle; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin yeni rektörünün, Tıp Fakültesi içinden gelen, hastaneyi bilen, Eskişehir’i yaşayan bir isim olmasının şehre önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.
Soru artık şu: Rektör kim olmalı? Daha önemlisi; ESOGÜ’yü geleceğe kim taşımalı?