Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk, ağız içindeki asit dengesini bozarak diş çürüklerine ve ağır ağız kokusuna zemin hazırlıyor. Uzmanlar, özellikle sahurda tüketilen aşırı çay ve kahvenin vücuttan su atılımını hızlandırarak gün boyu susuzluk hissini artırdığı konusunda vatandaşları uyarıyor.
On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle birlikte günlük rutinlerimiz, özellikle de beslenme ve uyku düzenimiz köklü bir değişikliğe uğruyor. Bu değişimden en çok etkilenen bölgelerin başında ise sindirim sisteminin başlangıç noktası olan ağız ve diş sağlığı geliyor. Gün boyu süren açlık, tükürüğün temizleyici etkisinin azalmasına ve ağız içindeki bakterilerin daha hızlı üremesine neden oluyor. Diş Hekimi Demet Bozyiğit Yüksel, bu süreçte yapılan hatalı alışkanlıkların sadece diş sağlığını bozmakla kalmayıp, oruç tutma konforunu da olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle sahurda "vazgeçilmez" olarak görülen bazı içecekler, aslında gün içindeki en büyük düşmanınız olabilir.
Sahurda Çay ve Kahve Tüketimine Dikkat: Neden Susatıyor?
Türk kültüründe sahur sofralarının kapanışı genellikle tavşan kanı bir çay ile yapılır. Ancak Diş Hekimi Demet Bozyiğit Yüksel, bu alışkanlığın ciddi bir susuzluk riskini beraberinde getirdiğini belirtiyor. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler "diüretik" özellik taşır; yani vücuttaki suyun idrar yoluyla daha hızlı atılmasına neden olur. Sahurda içilen fazla miktarda çay, vücudun gün boyu ihtiyaç duyacağı su rezervlerini tüketir. Bu durum, oruçlu olunan saatlerde şiddetli ağız kuruluğu ve dudak çatlamalarıyla kendini gösterir. Ayrıca çayın içindeki tanenler, diş etlerinde hassasiyet oluşturabilir ve demir emilimini azaltarak genel sağlığı da dolaylı yoldan etkileyebilir.
Ağız Kokusu ve Diş Eti İltihabı Riskine Karşı Önlemler
Ramazan ayında hastaların en çok yakındığı konu olan ağız kokusunun temel nedeni, tükürük akış hızının düşmesidir. Tükürük, ağız içindeki asitleri nötralize eden ve dişleri yıkayan doğal bir savunma mekanizmasıdır. Tükürük azaldığında ağız ortamı asidik hale gelir, bu da bakterilerin diş etlerine saldırması için ideal bir ortam oluşturur. Yüksel, fırçalanmayan dişlerin sahurdan iftara kadar geçen sürede hızla çürümeye başladığını ifade ediyor. Diş etlerinde meydana gelen "hiperemiklik" yani kanlanma artışı ve iltihabi durumlar, ihmal edilen ağız hijyeninin doğrudan bir sonucudur. Bu durumla başa çıkmanın tek yolu, zamanlamayı değiştirerek hijyen rutinine sadık kalmaktır.
İftar ve Sahurda Doğru Diş Fırçalama Teknikleri
Normal zamanda sabah ve akşam yapılan diş fırçalama işlemi, Ramazan ayında iftar ve sahur sonrasına kaydırılmalıdır. İftardan hemen sonra ve sahur yemeği biter bitmez dişlerin en az iki dakika boyunca özenle fırçalanması gerekir. Sadece diş yüzeylerini değil, dil üzerini ve diş aralarını da temizlemek, bakterilerin birikeceği alanları yok eder. Diş Hekimi Yüksel, "Oruçluyken diş fırçalamak orucu bozar mı?" endişesiyle fırçalamayı bırakanların, bayram geldiğinde ciddi diş ağrılarıyla karşılaştığını gözlemlediklerini belirtiyor. Bu nedenle sahurun ardından yapılacak son işlem mutlaka ağız bakımı olmalıdır.
Sahur Menüsünde Hangi Gıdalar Tercih Edilmeli?
Orucu daha rahat geçirmek ve ağız sağlığını korumak için sahurda tüketilen gıdaların seçimi kritiktir. Soğan, sarımsak ve aşırı baharatlı yiyecekler hem mideyi rahatsız eder hem de nefeste kalıcı kötü kokulara yol açar. Bunların yerine kalsiyum yönünden zengin yoğurt, peynir ve yumurta gibi gıdalar tercih edilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler, yüksek su içerikleri sayesinde ağız kuruluğunu önlemeye yardımcı olur. Yüksel, özellikle kalsiyum içerikli beslenmenin diş minesini desteklediğini ve sıvı ağırlıklı, ancak kafeinsiz bir menünün tükürük miktarını dengede tutacağını önemle hatırlatıyor.
Oruçluyken Diş Tedavisi Yapılır mı?
Toplumda yaygın olan "oruçluyken dişçiye gidilmez" algısı, basit bir dolgu ile kurtarılabilecek dişlerin kaybına yol açabiliyor. Diş Hekimi Demet Bozyiğit Yüksel, acil müdahale gerektiren durumlarda oruçluyken de tedavi olunabileceğini vurguluyor. Kanal tedavisi, dolgu veya şiddetli ağrıya neden olan iltihaplı dişlerin tedavisi aksatılmamalıdır. Güncel tıbbi uygulamalar ve dini görüşler ışığında, boğaza su kaçırmadan yapılan işlemlerin orucu sakatlamayacağı bilinmelidir. Tedaviyi bayram sonrasına ertelemek, enfeksiyonun tüm vücuda yayılmasına neden olabilir.