Bahçeşehir Üniversitesi (BETAM) ve sahibinden.com iş birliğiyle hazırlanan Şubat ayı raporuna göre, otomobil piyasasında fiyatlar enflasyon karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Reel fiyatların yıllık bazda %5,9 oranında gerilediği piyasada, hem arzın hem de talebin düşüşe geçmesi dikkat çekiyor.
Türkiye ikinci el otomobil piyasası, 2026 yılının ilk çeyreğinde hem alıcı hem de satıcı için kritik bir eşikten geçiyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan "Otomobil Piyasası Görünümü" raporu, piyasadaki canlılığın yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını gösteriyor. Enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarda yaşanan istikrarlı düşüş, otomobilin bir yatırım aracı olma özelliğini zayıflatırken; daralan talep, ilanların yayında kalma süresini uzatıyor. Bu durum, nakit akışının yavaşladığı bir piyasa tablosunu karşımıza çıkarıyor.
Reel Fiyatlarda Negatif Seyir: Enflasyona Karşı Değer Kaybı
Otomobil piyasasının en önemli göstergelerinden biri olan reel fiyat endeksi, Ocak 2026 verilerine göre düşüş trendini koruyor. Enflasyonun etkisinden arındırılmış verilere bakıldığında, otomobil fiyatlarının yıllık bazda %5,9 oranında azaldığı görülüyor. Bu durum, nominal fiyatlar (etiket fiyatları) artsa bile, araçların alım gücü bazında geçtiğimiz yıla oranla daha "ulaşılabilir" veya değer kaybeden bir pozisyonda olduğunu kanıtlıyor. Yatırımcıların otomobilden uzaklaşarak farklı finansal enstrümanlara yönelmesi, fiyatların baskılanmasındaki temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Talep ve Satış Rakamlarında Sert Gerileme
Ocak ayı verilerine dayalı rapor, otomobil talep endeksinin bir önceki aya göre %4,5 oranında gerilediğini ortaya koyuyor. Piyasadaki durgunluk sadece taleple sınırlı kalmayıp satış rakamlarına da yansımış durumda. Satılan otomobil sayısı bir önceki aya göre %18,2 gibi ciddi bir oranda azalırken, ilan sayısı da %7,6 düşüşle 893 bin 761 seviyesine çekildi. Bu veriler, satıcıların piyasadaki durgunluk nedeniyle ilan girmekten kaçındığını, alıcıların ise yüksek kredi maliyetleri veya bekleyiş stratejisi nedeniyle harekete geçmediğini gösteriyor.
Araç Sınıflarına Göre Güncel Fiyat Dağılımı
Piyasadaki genel durgunluğa rağmen nominal fiyatlar, maliyet artışları sebebiyle yukarı yönlü hareketini sürdürüyor. Ocak ayı itibarıyla ortalama otomobil fiyatı 1 milyon 149 bin TL seviyesine ulaştı. Araç sınıflarına (segmentlere) göre dağılım ise şu şekilde gerçekleşti:
-
B Sınıfı: 747 bin 418 TL
-
C Sınıfı: 1 milyon 8 bin TL
-
D Sınıfı: 1 milyon 453 bin TL
-
E Sınıfı: 2 milyon 404 bin TL Yıllık bazda en yüksek artış %27,1 ile orta segmenti temsil eden C sınıfı araçlarda görülürken, en düşük artış oranı lüks segmenti temsil eden E sınıfında yaşandı. Bu durum, orta gelir grubundaki araçlara olan ihtiyacın hala diri olduğunu ancak maliyetlerin bu grubu zorladığını gösteriyor.
Yakıt Türlerine Göre Fiyat Değişimleri ve Elektrikli Araçlar
Otomobil piyasasında yakıt türü bazlı fiyatlanmalar, teknolojik dönüşümün izlerini taşıyor. Rapora göre en yüksek ortalama fiyat 3 milyon 756 bin TL ile elektrikli araçlarda bulunurken, bu araçlardaki yıllık fiyat artışının %5,6 ile sınırlı kalması dikkat çekici bir veri. Benzinli araçlar 1 milyon 403 bin TL, dizel araçlar ise 1 milyon 111 bin TL ortalamasıyla el değiştiriyor. Hibrit araçlar 2,5 milyon TL bandını aşarak premium konumunu koruyor. Elektrikli araçlardaki düşük artış oranı, küresel rekabet ve yerli üretim modellerinin piyasaya girmesiyle açıklanabiliyor.
İlanda Kalma Süreleri ve Piyasa Canlılığı
Piyasanın ne kadar hızlı döndüğünü gösteren "satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı" 2,9 puanlık bir düşüşle %22,3'e geriledi. Bu düşüş, her 100 ilandan sadece 22'sinin satışla sonuçlandığını gösteriyor. Buna paralel olarak, bir aracın satılma süresi ortalama 1,3 gün uzayarak 22,9 güne yükseldi. Özellikle 2022 model araçlardaki fiyat artışının %4,9'da kalması, yeniye yakın ikinci el otomobillerde pazarlık payının arttığına ve satıcıların daha esnek davranmak zorunda kaldığına işaret ediyor.