Odunpazarı’ndan üreten model

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un tasarruf yolculuğu, belediye bünyesinde kiralık araç uygulamasını bitirip, araç filosunu genişletmekle başlamıştı. Yani her ay düzenli olarak kasadan çıkan kira bedelleri yerine, kalıcı bir yatırım tercih edildi. Bu bile başlı başına bir zihniyet değişimiydi.

Ardından tekstil atölyesi kuruldu. Belediye personelinin iş kıyafetleri artık dışarıdan alınmak yerine içeride üretilmeye başlandı. Üstelik sadece Odunpazarı’na değil, iş birliği yapılan diğer belediyelere de üretim yapıldı. Bu ne demek biliyor musunuz? Hem maliyet düşüyor hem de üretim kültürü oluşuyor. Yani belediye sadece tüketen değil, üreten bir yapıya dönüşüyor.

Şimdi bu zincire yeni bir halka eklendi. OBELMAK ULV 01. İsmi teknik gelebilir ama yaptığı iş oldukça net: İlaçlama. Daha önce kiralama yöntemiyle kullanılan sistemler artık belediyenin kendi üretimiyle karşılanıyor. Üstelik bu cihaz öyle dışarıdan alınmış, hazır bir ürün değil. Tamamen belediyenin kendi personelinin emeğiyle ortaya çıkmış.

Veteriner İşleri Müdürlüğü ile Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla geliştirilen bu makine aslında şunu gösteriyor: İmkân varsa çözüm de vardır. Yeter ki o imkânı doğru değerlendirecek irade olsun. AR-GE sürecinin tamamen kurum içinde yürütülmesi de işin başka bir boyutu. Bu, “biz yapamayız” anlayışının kırıldığının açık bir göstergesi.

Rakamlar ise meselenin en somut tarafı. Aylık yaklaşık 150 bin lira kiralama bedeli ödenen bir sistemden bahsediyoruz. Yıllıkta 2 milyon liraya yaklaşan bir yük. Şimdi bu yük ortadan kalkıyor. Üstelik dörtte bir maliyetle. Yani sadece tasarruf değil, ciddi bir verimlilik artışı da söz konusu. Bu tür adımlar küçük gibi görünür ama bütçede büyük fark yaratır.

Burada önemli olan bir diğer nokta da şu: Tasarruf edilen para nereye gidiyor? Eğer bu kaynak yeniden vatandaşa hizmet olarak dönüyorsa, işte o zaman gerçek anlamda bir belediyecilikten söz edebiliriz. Kazım Kurt’un “harcamadığımız her kaynak Odunpazarı halkına hizmettir” sözünün karşılığı tam olarak burada yatıyor.

OBELMAK ULV 01’in teknik olarak daha yüksek kapasiteye sahip olması ve daha etkili ilaçlama yapabilmesi ise işin hizmet kalitesi tarafı. Yani sadece ucuz değil, aynı zamanda daha iyi bir sistem kurulmuş oluyor. Bu da tasarrufun hizmet kalitesini düşürmek zorunda olmadığını, aksine doğru planlamayla artırılabileceğini gösteriyor.

Sonuç olarak Odunpazarı Belediyesi’nin ortaya koyduğu tabloyu tek bir başlıkta özetlemek mümkün: Kendi kendine yeten belediye modeli. Dışa bağımlılığı azaltan, üretimi artıran ve elde ettiği kazancı yeniden halka döndüren bir anlayış. Türkiye’de yerel yönetimlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey de belki tam olarak bu.

Çünkü bugün mesele sadece bütçe yapmak değil, o bütçeyi akılla yönetmek. Ve görünen o ki Odunpazarı Belediyesi bu konuda örnek gösterilecek bir yol açmaya devam ediyor.