MUKABELE İLE TAÇLANAN DOSTLUK ŞÖLENİ

2026 Yılının Ramazan ayında da dostluk şölenini mukabele ile taçlandıran on bir arkadaş. Temeli elli yıl öncesi Eskişehir İmam Hatip Lisesinde atılan arkadaşlık serüveni. Allah’ın insana rahmet olarak farz kıldığı Kur’an’ı mukabele ile zenginleşen günler, Kur’an Kursu emekli öğreticilerinden İsmet Çakmak ile Önder Çelebican’ın organizasyonuyla gerçekleşti. Mukabele günleri Eskişehir Çarşı camiinin üst katında ikindi namazları sonrası dinsel ve sosyal içerikte dört yıldır aynı mahal, aynı minvalde devam etmekte. Mukabele ve dostluğun bereketinden Allah, tüm Müslümanları paydaş eylesin. Mukabele sonları sağlık, iktisat, fıkıh, adalet, genel kültür, dünya ahvali gibi iki dünya için gerekli olguların, oluşumların değerlendirildiği herkese elzem güzide bir ortam yaşandı, yaşatıldı. Arifeden bir gün önce de Önder Hoca’nın duası ile mukabele günleri son buldu.

Mukabeleyi onar sayfalık bölümler halinde okuyan iki kariden biri Bolvadinli Hafız Vahap Aydemir, diğeri Muttalıplı Hafız Halil İbrahim Mut hocalardı. Mukabelede hatırlatan, karşılaştıran “Fatihler” Seyitgazili Önder Çelebican ile Alpulu İsmet Çakmak idi. Mukabeleyi takipçi bizler, ben Seyitgazili Eti Maden’den emekli İnsan Kaynakları Müdürü Yunus Emre GÜLLÜ… Mülga Gökay tesisleri emekli müdürü Alpagutlu Raşit Mandeş, Alpakutlu emekli öğretmen Mehmet Aşıcı, Mülga Eskişehir Devlet Hastanesi emekli Müdür Yardımcılarından Çiftelerli Nevzat Kaya, Seyitgazili emekli kimya mühendisi Celal Öden, Akşehirli Bekir Taşan ile Nevşehirli Sezai Aktepe idik... Mukabelede hudu ve huşunun zirveye ulaştığı demler yaşandı, yaşatıldı. İbadet, hakkın hak sahibine teslimidir. Malum! İbadetler Allah’ın insandan bilgiyle, ilkeyle, ilgiyle ifasını istediği hükümlerdir.

İlk mukabele, Hz. Peygamber ile Cebrail (a.s.) arasında gerçekleşti. Her Ramazan ayı, o zamana kadar indirilen ayetleri kontrol gayeli Cebrail (a.s.) okur, İslam Peygamberi takip ederdi. Kur’an inzali tamamlandığında son kez Hz. Peygamber okudu, Cebrail (a.s.) takip etti. Bu gelenek o gündür, bugündür sünnet olarak yaşanıyor, yaşatılıyor. İnsan sorumluluklarını yerine getirirken atalet, cehalet ve gafletten arınmış akılla icraya memur. İslami hükümlerden mesul olanlar akıllı insanlardır. Kur’an’ın pek çok ayetinde Allah insanlara akıllı olun, aklınızı başınıza alın, düşünün, akıl erdirin, bozgunculuk yapmayın ikazında bulunuyor. Olmuşlardan, olanlardan ibret alın. Gördüklerinizden, işittiklerinizden ders çıkarın. İnsan onur ve şerefine yakışır yaşayın. Dürüst davranın. Doğru söyleyin. Kurtuluşa erenler adaletle iyiliği emre edip kötülükten men edenlerdir, buyurmakta iken nasıl olur da insan bu uyarılara kulak asmaz.

Müslümanın işi kin, kibir, gurur, yalan değil. Aksine güven, vefa, dostluk, arkadaşlık, paylaşım ve kardeşliktir. İnsanlık bir benzerini daha göremeyeceği güveni, vefayı, sadakati, dostluğu, arkadaşlığı biri emin, diğeri sıddık iki güvenilir insanın hayat mücadelesinde gördü. Vefanın, dostluğun, sadakatin, arkadaşlığın örek timsali Hz. Peygamber daha peygamberlik vazifesi emri gelmeden tüm sosyal çevreye emin, güvenilir insan olduğunu gösterdi. Hz. Ebubekir’de sadakatte, doğrulukta, güvenilirlikte etrafa nam saldı. Müslüman yaratılış gayesini zafiyete uğratmadan Kur’an buyruğu düsturunda yaşamalı ki, herkesin güvenini kazanabilsin. Müslüman adaletten sapmadan, merhameti elden bırakmadan Hz. Yusuf misali yaşamalı ki, kendisine herkes gıpta edebilsin.

Müslüman, Kur’an ahlakı ile öyle ahlaklanmalı ki herkes onu örnek alabilsin. Allah kendisini, insan ve cini Kur’an’da tanıtmış. “Benim haklarıma, insan haklarına nasıl davranılması gerektiğini… Benden ve benim yaratıklarımdan nasıl sakınılması gerektiğini... Rahman sıfatım gereği dünyada inançlı, inançsız herkese, rahim sıfatımla da ahirette sadece müminlere rahmetimi lütfederim. Kendinizi tehlikelerden koruyun emrini…” vermiş. Gerisi insana kalmış. İnsanın en büyük sermayesi akıldır, akıl. Ne hazin ki günümüz dünyasında aklın insafı, vicdanı can çekişmekte. Batmakta olduğu çamur deryasından kendisini kurtaracak cankurtaranları beklemekte. O cankurtaranlar Müslümanlar olmadıkça insanlığın hâli harap!

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!