GÜNDEM

Muhittin Böcek hastaneye kaldırıldı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tutukluluk sürecinde ağırlaşan uyku apnesi rahatsızlığı nedeniyle Antalya Şehir Hastanesine kaldırıldı.

Antalya siyasetinin merkezindeki isim Muhittin Böcek, sağlık sorunları ve hukuki süreçlerin kıskacında zorlu bir dönemden geçiyor. 5 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleşen tutuklamanın ardından, cezaevi koşullarında sağlığı giderek kötüleşen Böcek, "yaşamsal risk" teşkil eden solunum durması şikayetiyle acil olarak hastaneye sevk edildi. Hakkındaki ağır hapis istemi ve yaklaşan ilk duruşma tarihi, kamuoyunun gözünü Antalya Şehir Hastanesi’nden gelecek tıbbi raporlara çevirdi.

Onuncu Kez Hastane Süreci: Neden Kritik?


Muhittin Böcek’in hastaneye kaldırılması, sadece bir sağlık kontrolü değil, bir hayatta kalma mücadelesi olarak nitelendiriliyor. Tutukluluk süresi boyunca tam 10 kez hastaneye sevk edilmesi, mevcut kronik rahatsızlıklarının cezaevi ortamında yönetilemediğinin en somut göstergesi. Avukatlarının "zaman zaman solunumu duruyor" açıklaması, tıbbi literatürde "apne" olarak adlandırılan ve kalp krizinden felce kadar pek çok komplikasyonu tetikleyebilen bir tabloyu işaret ediyor. Özellikle daha önce geçirdiği ağır akciğer rahatsızlıkları, Böcek’in vücut direncini bu tür solunum krizlerine karşı daha savunmasız bırakıyor.

Uyku Apnesi ve Yaşamsal Risk Faktörleri


Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun tıkanması sonucu nefesin kesilmesi durumudur. Böcek’in durumunun "ileri boyutta" olması, bu kesintilerin gece boyunca onlarca kez tekrarladığı ve kandaki oksijen doygunluğunun tehlikeli seviyelere düştüğü anlamına geliyor. Bu durumdaki bir hastanın, profesyonel bir uyku laboratuvarında takip edilmesi ve CPAP gibi solunum destek cihazlarını kesintisiz kullanması gerekir. Uzmanlar, uyku apnesinin tedavi edilmediği takdirde "ani gece ölümlerine" yol açabileceği konusunda uyarıyor; bu da durumun neden "yaşamsal bir boyut" kazandığını açıklıyor.

41 Şüpheli ve 44 Yıllık İddianame: Suçlamalar Neler?


Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma, kapsamı bakımından son yılların en büyük yerel yönetim dosyalarından biri. İddianamede Muhittin Böcek’in yanı sıra oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan gibi kritik isimler yer alıyor. 41 şüphelinin yargılandığı dosyada, "ihaleye fesat karıştırma" ve "suç gelirlerini yönetme" gibi ağır ithamlar bulunuyor. 15 yıl 6 aydan başlayıp 44 yıla kadar uzanan hapis istemi, savcılığın elindeki delillerin ve iddia edilen suç zincirinin ciddiyetini ortaya koyuyor.

16 Mart Duruşması: Tahliye Kararı Çıkar mı?


Tüm bu sağlık krizinin ortasında, davanın ilk duruşma tarihi olan 16 Mart büyük bir önem kazandı. Mahkeme heyetinin, Muhittin Böcek’in hastane raporlarını ve adli tıp incelemelerini göz önünde bulundurarak bir karar vermesi bekleniyor. Hukukçular, sanığın hayati tehlikesinin tıbbi raporlarla sabitlenmesi durumunda, "tutuksuz yargılama" veya "ev hapsi" gibi alternatif denetim yollarının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Ancak suçlamaların niteliği ve kaçma şüphesi gibi kriterler, mahkemenin önündeki en büyük terazi olacak.

Antalya Şehir Hastanesi’nde Tıbbi Gözetim


Şu an Antalya Şehir Hastanesi’nde bulunan Böcek’in tedavisi, multidisipliner bir yaklaşımla sürdürülüyor. Göğüs hastalıkları, kardiyoloji ve uyku tıbbı uzmanlarının ortak takibindeki başkanın, duruşma tarihine kadar sağlığının stabilize edilmesi hedefleniyor. Avukatların sunduğu tıbbi raporlarda solunum durmasının belgelenmiş olması, yargılama sürecinde savunmanın en güçlü argümanlarından biri olacak. Kamuoyu, 16 Mart'ta hakim karşısına çıkıp çıkamayacağını merakla beklerken, hastane önündeki bekleyiş de sürüyor.