Geçtiğimiz günlerde Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum’un düzenlediği iftar programında hem bir araya geldik hem de ilçenin 2026 vizyon projelerini dinledik. Samimi bir ortamda, net bir takvimle ve iddialı bir hedefle anlatılan bir tablo vardı karşımızda.
Başkan Çorum konuşmasına 2026’nın Eskişehir Yılı ilan edildiğini hatırlatarak başladı ve Mihalıççık’ın bu çağrıya güçlü projelerle cevap vereceğini söyledi. “Aksi bir durum olmazsa projelerin tamamını yıl sonuna kadar bitireceğiz” dedi. Açık konuşayım; bu kadar net bir takvim koymak cesaret ister. Ama anlatılan projelere bakınca, bu cesaretin boş olmadığını da gördüm.
Toplam 15 proje belediye eliyle yürütülecek. Bir proje ise Valilik koordinasyonunda hayata geçirilecek. İlçenin çehresini değiştirecek başlıklar var.
Öncelikle Cumhuriyet Meydanı tamamen yenileniyor. Sadece bir meydan düzenlemesi değil; yaşayan, etkinliklerin yapılabildiği, ticaretin canlandığı bir merkez hedefleniyor. Meydanın altına kapalı otopark yapılacak. Bu alan kötü hava koşullarında kapalı pazar yeri olarak da kullanılacak. Ön cephede dört yeni ticari alan oluşturulacak. Küçük ilçelerde merkez hayat demektir. Merkez güçlenirse ilçe nefes alır.
Kentsel dönüşüm ayağında da somut adımlar var. Daha önce 20 konut, bir kreş ve üç iş yeri kazandırılmıştı. Şimdi depreme dayanıksız lojmanların yerine 15 ticari iş yeri ve 30 bağımsız konut yapılacak. Hem güvenli hem planlı bir yapılaşma hedefleniyor.
Spor yatırımları ayrı bir başlık. Mihalıççık Belediyespor’un Erkekler Hentbol Süper Ligi’nde ilçeyi temsil ettiğini düşünürsek, 850 kişilik kapalı spor salonu ciddi bir ihtiyaçtı. Salon bu yıl tamamlanacak. Aynı bölgede kapalı halı saha, tenis kortu ve basketbol/voleybol sahası da yapılacak. Toplam 20 bin metrekarelik kamulaştırılmış alanda bir spor kompleksi oluşuyor. İlerleyen süreçte yüzme havuzu ve spor kulübü binası da eklenecek. Kırsalda gençleri spora bağlamak, belki de yapılacak en stratejik yatırımdır.
Turizm tarafında iki önemli proje dikkat çekiyor. Doğa harikası Gürleyik Şelalesi düzenlenecek. Doğal yapısı korunarak daha güvenli ve konforlu bir alan oluşturulacak. Yıllardır yaşanan işletme ve kullanım sorunlarının çözülmesi hedefleniyor.
Bir diğer önemli adım ise Yarıkçı Termal Tesisleri’nin tamamen yenilenmesi. 38 derece sıcaklığa ve yüksek kükürt oranına sahip, tarihi tescilli iki havuz restore edilecek. Kadın ve erkekler için modern havuzlar, 14 odalı konuk evi, 8 bungalov, restoran ve çevre düzenlemesiyle standartları yüksek bir termal tesis planlanıyor. Mihalıççık’ın sağlık turizminde söz söylemesi hiç de uzak bir ihtimal değil.
Yunus Emre vurgusu projelerin merkezinde. Türbe yolunda Selçuklu mimarisinden izler taşıyan bir Fırın Kafe yapılacak. Yıllardır ekimi yapılan Yunus buğdayından üretilen ekmek artık kalıcı bir mekânda ziyaretçilerle buluşacak. Ayrıca Valilik öncülüğünde hayata geçirilecek Dijital Deneyim Merkezi ile ziyaretçiler 35-40 dakikalık bir yolculukla Yunus Emre’nin hayatını deneyimleyecek. Bu proje, klasik müzeciliğin ötesine geçen vizyoner bir adım.
Tarım ve üretim tarafında da ciddi yatırımlar var. Günlük 40 büyükbaş ve 60 küçükbaş kesim kapasiteli modern bir et entegre tesisi kurulacak. Lisanslı depoculuk tesisi ile çiftçi ürününü başka ilçelere götürmek zorunda kalmayacak. At çiftliği projesi hem sosyal hem turistik bir katkı sağlayacak.
Enerji tarafında ise 1 MW’lık güneş enerji santrali devreye alınıyor, 2026’da kapasite 2 MW’a çıkacak. Belediyenin kendi enerjisini üretmesi, bütçe disiplini açısından da önemli.
Yunusemre Mahallesi’nde istasyon ile türbe arasındaki Atatürk Caddesi yenilenecek. Üstyapı modern hale getirilecek. Köylerde sosyal tesis yapımları, kilit parke çalışmaları ve tarımsal sulama hatlarına destek de sürecek.
Şunu net söyleyeyim; projelerin büyük bölümünü beğendim. Özellikle spor, turizm ve üretim odaklı yatırımlar kırsal bir ilçe için doğru tercihler. Ancak burada bir parantez açmak gerekiyor. Kırsal ilçelerin sadece belediye bütçeleriyle kalkınması kolay değil. Merkezi idarenin, büyükşehir belediyesinin ve ilgili bakanlıkların daha güçlü ve sürdürülebilir destek vermesi şart. Çünkü kırsal kalkınma sadece bir ilçenin meselesi değil; göçü tersine çevirmek, üretimi artırmak ve Anadolu’yu ayakta tutmak demek.
Mihalıççık 2026’ya iddialı hazırlanıyor. Eğer anlatılan projeler planlanan sürede tamamlanırsa, bu sadece bir yatırım hamlesi değil, aynı zamanda bir vizyon başarısı olur. Kırsalda umut üretmek kolay değil. Ama doğru planlama ve kararlı uygulamayla mümkün. Mihalıççık’ta o iradeyi gördüğümü söyleyebilirim.