Mega sanayi hamlesi Eskişehir’i öne taşıyor

Eskişehir uzun zamandır sanayiyle anılan bir şehir ama artık mesele sadece sanayiye sahip olmak değil. Mesele, nasıl bir sanayiye sahip olduğumuz. Bugün geldiğimiz noktada Eskişehir, yüksek teknoloji üretimiyle, nitelikli insan kaynağıyla ve üniversite–sanayi iş birlikleriyle Türkiye’nin en dikkat çeken şehirlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle Eskişehir’e yapılacak her yeni sanayi yatırımı, sıradan bir genişleme değil; geleceğe dair stratejik bir hamle anlamı taşıyor.

Son dönemde açıklanan mega sanayi yatırım alanı da tam olarak bu çerçevede değerlendirilmesi gereken bir adım. Eskişehir sanayisinin büyümesi, çeşitlenmesi ve özellikle yüksek katma değerli üretimin artması açısından bu yatırım alanları kritik bir eşik niteliğinde. Zaten son yıllarda şehirde savunma sanayinden havacılığa, raylı sistemlerden makine imalatına kadar pek çok alanda ciddi bir ivme yakalanmış durumda. Yeni sanayi alanlarıyla birlikte bu ivmenin daha da hızlanacağını söylemek abartı olmaz.

TBMM Yapay Zeka ve Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in, Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Eskişehir’in yeni sanayi yatırım alanlarına kavuşacağını duyurması da bu açıdan önemli bir gelişme. Bu açıklama, Eskişehir’in sanayi vizyonunun artık günü kurtarmaya değil, önümüzdeki onlarca yıla göre planlandığını gösteriyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın paylaştığı veriler de bu planın ne kadar kapsamlı olduğunu ortaya koyuyor. Planlı sanayi alanlarının büyüklüğünün 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarılması hedefleniyor. Yani neredeyse iki katından fazla bir büyümeden söz ediyoruz. Bu, Türkiye sanayisi için olduğu kadar Eskişehir gibi üretim kültürü güçlü şehirler için de büyük bir fırsat anlamına geliyor.

Master Plan hazırlanırken deprem ve afet risklerinden su kaynaklarının verimli kullanımına, arazi yapısından mülkiyet durumuna kadar pek çok başlığın dikkate alınmış olması da önemli. Çünkü artık sanayi yatırımlarını sadece “yer açalım, fabrika kuralım” anlayışıyla değerlendirmek mümkün değil. Lojistik bağlantılar, demiryolu erişimi, çevresel etkiler ve sektörel kümelenme gibi unsurlar, yatırımın kaderini belirliyor.

Planın ilk fazında Samsun–Mersin hattında yer alan iller arasında Eskişehir’in de bulunması tesadüf değil. 16 yeni yatırım alanı ve toplam 59 bin hektarlık büyüklükten söz ediyoruz. Üstelik bu alanlar, mevcut OSB’lerin ortalama 11 katı büyüklüğünde olacak şekilde planlanıyor. Demiryolları ile limanlara bağlanacak, yeşil üretimi ve döngüsel ekonomiyi esas alan mega endüstriyel bölgeler hedefleniyor.

Bu noktada Eskişehir açısından dikkat çeken bir başka başlık ise insan odaklı yaklaşım. Milletvekili Fatih Dönmez’in özellikle lojman konusunu gündeme taşıması, klasik sanayi anlayışının dışına çıkıldığını gösteriyor. Üretim kadar, üretimi yapan insanın yaşam koşullarını da merkeze alan bir bakış açısı bu. Sanayi bölgelerinde lojmanlar, sosyal alanlar ve eğitim kurumlarının planlanması; istihdamın kalıcılığı açısından da son derece kıymetli.

Eskişehir, zaten yaşam kalitesi yüksek bir şehir. Ancak sanayi büyüdükçe, bu büyümeyi doğru planlamazsanız şehir nefes almakta zorlanır. İşte bu nedenle demiryolu bağlantıları, lojistik altyapı, sosyal donatılar ve çevresel hassasiyetler bir bütün olarak ele alındığında, ortaya gerçekten vizyoner bir tablo çıkıyor.

Özetle, Eskişehir’e yapılacak bu mega sanayi yatırım alanı sadece bugünün ihtiyacına cevap vermiyor. Aynı zamanda sanayinin önümüzdeki 30 yılına ışık tutan bir yol haritası sunuyor. Yüksek teknoloji, nitelikli istihdam ve sürdürülebilir üretim hedefiyle ilerleyen bu süreç, Eskişehir’in sanayideki cazibesini daha da artıracak gibi görünüyor.

Şehir için önemli olan, bu fırsatın doğru yönetilmesi. Eğer planlandığı gibi hayata geçirilirse, Eskişehir sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de önemli sanayi merkezlerinden biri haline gelebilir.