1996 yılında sinema salonlarında bir telefon çaldı. Karşıdaki ses sakindi ama rahatsız ediciydi. Basit bir soru soruyordu. O soruyla birlikte korku sinemasının kaderi biraz değişti.
Scream yalnızca bir korku filmi değildi. Yönetmen Wes Craven ve senarist Kevin Williamson yıllardır aynı kalıpları tekrar eden slasher türünü ters yüz etti. Film hem korku sinemasını eleştiriyor hem de o eleştirdiği kuralları kullanarak seyirciyi koltuğa çiviliyordu. Sinema kendi klişeleriyle yüzleşiyordu. Bir anlamda korku sineması aynaya bakıyordu.
Maske, bıçak ve telefon kısa sürede popüler kültürün simgeleri hâline geldi. Ama serinin asıl gücü maskede değildi. Asıl mesele maskenin arkasındaki insandı. Çünkü Ghostface hiçbir zaman tek bir kişi olmadı. Her filmde başka biri çıktı karşımıza. Başka bir öfke, başka bir takıntı, başka bir karanlık.
Belki de bu yüzden bu seri yıllardır ayakta. Çünkü korku maskeden değil, insandan doğuyor.
Seri yıllar içinde devam etti. Scream 2 üniversite ortamında medyanın ve şöhretin karanlık yüzünü işledi. Scream 3 Hollywood’un parlak ışıklarının arkasındaki kirli düzeni anlatmaya çalıştı. Scream 4 ise sosyal medya çağının ünlü olma takıntısını korku üzerinden yorumladı.
Bu filmler yalnızca bir katil kovalamacası değildi. Her biri yaşadığı dönemin ruhunu yakalamaya çalışan hikâyelerdi. İnsanların korkularını, takıntılarını ve görünme arzusunu anlatıyordu.
Yıllar sonra seri yeni bir nefes aldı. Scream ve ardından gelen Scream VI genç karakterlerle hikâyeyi yeniden canlandırdı. Ancak serinin ruhunu da tamamen bırakmadı. Özellikle Sidney Prescott karakteri, yani Neve Campbell, korku sinemasının en güçlü karakterlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Sidney klasik korku filmlerindeki kurban figürü değildi. O kaçan değil, direnen bir karakterdi.
Şimdi gözler yeni filme çevrilmiş durumda. Scream 7 vizyona girdi. Ama serinin hayranları büyük bir hayal kırıklığına uğrattığı düşünülüyor. Tabi ki seven sahip çıkan bir kitlede var. Ama eski tadının olmadığı yorumu çok daha fazla. Belki de insanların artık filmlere tahammülü kalmadı.