GÜNDEM

Leyla Alaton’un Şirketlerini Zarara Uğratan Çalışanlara Dava

İş insanı Leyla Alaton'un şikayetiyle, şirketlerini 20 milyon dolar zarara uğratan ve mal varlığı aklayan 6 eski çalışan hakkında 9 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre; Alvimedica şirketler grubunun eski yöneticisi Ahmet Özcan ve beraberindeki 5 çalışan, "güveni kötüye kullanmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak" suçlamalarıyla hakim karşısına çıkıyor. Leyla Alaton, şüphelilerin siber saldırı ve usulsüz devir işlemleriyle şirketi tarumar ettiğini savundu.

Siber Saldırı ve "Kurtarma" Bahanesiyle Gelen Soygun

İddianamede yer alan bilgilere göre süreç, Leyla Alaton’un mirasçısı olan oğlu Efe Eros Güneyli’nin şirketteki finansal tabloları sorgulamaya başlamasıyla gün yüzüne çıktı. Alaton ifadesinde, profesyonel yönetici olarak işe aldığı Ahmet Özcan’ın, banka hacizlerinden korunma bahanesiyle ürün satışlarını kendi şirketi olan DNA Turizm üzerinden gerçekleştirdiğini belirtti. Denetimlerin sıkılaşması üzerine şirketin siber saldırıya uğradığını ve kritik verilerin silindiğini anlatan Alaton, bu yöntemle yaklaşık 20 milyon dolarlık bir zararın oluştuğunu, gerçek rakamın ise verilere ulaşılamadığı için henüz tam tespit edilemediğini kaydetti.

Şantaj İddiaları ve Donan Ödemeler

Leyla Alaton, hakkında kırmızı bülten kararı bulunan Ahmet Özcan’ın, yurt dışındaki iştirakleri 1 TL gibi sembolik bedellerle üzerine geçirdiğini ve geri devretmek için 12 milyon dolar şantaj yaptığını öne sürdü. 2024 yılı başından itibaren imza yetkilerini devretmeden ortadan kaybolan Özcan nedeniyle, şirketin banka taksitleri, tedarikçi ödemeleri ve personel maaş süreçlerinin tamamen durduğu vurgulandı. Alaton, sanığın kendisine olan güveni istismar ederek, operasyonel süreçlerden kendisini uzak tuttuğunu ve bu esnada şirketin içinin boşaltıldığını ifade etti.

MASAK Raporundaki Dev Farklılıklar

Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporu, usulsüzlüğün boyutlarını mali verilerle ortaya koydu. Rapora göre, şüpheli Ahmet Özcan’ın hesaplarına 2020-2024 yılları arasında 1 milyar 350 milyon liranın üzerinde para girişi saptanırken, çıkış tutarının bunun çok altında kaldığı görüldü. İlgili şirketlerden yapılan para çıkışları ile girişler arasındaki devasa fark, "mal varlığı değerlerini aklama" şüphesini güçlendirdi. Diğer şüphelilerin de aynı gün işten ayrılarak yüklü miktarda tazminat ödemeleri almaları, savcılık tarafından "hayatın olağan akışına aykırı" ve "fikir birliği içinde hareket etme" kanıtı olarak değerlendirildi.