KERBELA

Kerbela olayı, İslam tarihinde örneğine az rastlanan hazin olaylardan biridir, Peygamberimizin torunlarından Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyte mensup yetmişi aşkın Müslümanın şehit edildiği kara günlerden biridir.

İslam coğrafyasında, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan şu günlerde aslında her gün bir Kerbela olayı yaşanmaktadır. Birlik olamamanın, beraber olamamanın faturası her gün biraz daha ağırlaşmaktadır.

Birbuçuk milyarı aşkın nüfusa sahip olan Müslüman dünyasının tükürüğü ile boğacağı bir nüfusa sahip olan acımasız Siyonistler ve emperyal devletler her gün bir Kerbela olayı yaşatmaktadır İslam dünyasına ve gönül coğrafyamıza.

Sadece Filistin ve Gazze’midir mazlum coğrafya, 1949 yılından beri zulüm altında olan Doğu Türkistan’da yaşayan soydaşlarımızın çektiği eza ve cefa da süregelen bir Kerbela olayıdır aslında.

Hiçbir İslam ülkesi tepki vermemiştir burada yaşanan olaylara, Filistin ve Gazze örneğinde olduğu gibi, belki sıra savmak için “mış” gibi kabilinden biri iki cılız tepkiden başka.

Bu şekildeki politikalar sayesinde daha çok Kerbela olayları yaşanır ve bizler de seyirci olmaktan başka bir şey yapmayız, yapamayız en çok birlik beraberlik içinde hareket edilmesi gereken günümüzde.

Siyonizm ve emperyalizmin birlikte saldırdığı İran coğrafyası için, hangi İslam ülkesi tepki gösterdi.

Bırakın tepki göstermeyi bu iki güçle birlikte hareket etmedi mi?

Emperyalizmin dini dolar ve petrol yeşilidir, nerede bir doğal kaynak varsa emperyalizm oradadır.

Çağlar öncesinden günümüze seslenmemiş mi Yaradan’ın elçisi.”Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları.”

Kavli dua etmekten, fiili duaya dönüşmedikçe İslam Dünyası, biz hergün bir Kerbela olayına göz yaşı dökmekten başka bir şey yapmayız…

Kerbela’ların son bulması umuduyla..