Kazanan takım eleştirilir….

Eskişehirspor–Altay maçı tam anlamıyla “haftanın maçı”ydı. 2. dakikada kaçan penaltı, maçın psikolojisini anında değiştirdi. Böyle büyük camiaların buluşmasında erken gol hem oyunu hem tribünü başka bir seviyeye taşır; olmayınca iş zora bindi. Üstüne maçın sonlarında gelen penaltı da bu karşılaşmayı “hikâyeli” kıldı. Eskişehirspor kazandı ama maç, rahat bir galibiyetten çok bir sınav gibiydi.

POZİSYON VAR, BİTİRİCİLİKTE DALGALANMA

Eskişehirspor’un niyeti doğruydu: baskı kurmak, rakibi kendi yarı sahasına itmek. Ancak üretkenlik, son dokunuşla anlam kazanıyor. Kaçan penaltı ve bitmeyen pozisyonlar, “maçı koparamama” sorununu tekrar gösterdi. Jacob Aydemir’in isteği, koşuları, penaltıyı alması ve direkten dönen topu olumlu; ama bu takım şampiyonluğu hedefliyorsa hücum hattında skor tarafının daha net olması gerekiyor.

DURAN TOP İŞLEDİ, AMA PLAN B LAZIM

Özcan Sert’in de söylediği gibi maç “duran topların maçı”na döndü. Eskişehirspor’un duran top kalitesi, Akın Akman gibi ayağı iyi isimlerle değer kazanıyor ve gol de buradan geldi. Bu önemli bir artı. Fakat her hafta duran top seni kurtarmaz. Rakipler Eskişehirspor’a karşı derin savunma + geçiş planını daha fazla uygulayacak. O yüzden set oyununda daha fazla varyasyon ve merkezden daha çok çözüm şart 10 kişi kalıp maçı almak karakter göstergesi, alkışlanır. Ancak iç sahada erken penaltı kaçırıp oyunu uzun süre çözememek de not edilmesi gereken bir taraf. Eskişehirspor’un büyüklüğü zaten burada: kazandığı maçı bile “daha iyi nasıl olur?” diye tartışacak standardı var. Bu yarışta puan kadar oyun istikrarı da belirleyici olacak. Hikâye güzel bitti; mesele bunu rutine çevirmek.