İslam’da Nasları Değiştirmek ya da Yumuşatmak Mümkün mü?..

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir tartışma var: “Kur’an’ın bazı hükümleri çağdaş dünyaya uymuyor, yumuşatılmalı, yeniden yorumlanmalı, hatta bazı naslar artık bağlayıcı olmaktan çıkarılmalı” diyor bir kesim.

Karşı taraf ise “Nas değişmez, tevil de ancak sahih usulle yapılır, yoksa dinin temeli sarsılır” cevabını veriyor.

Peki hakikat nerede?..

Öncelikle şunu netleştirelim: İslam’da “nas” denilen şey, lafzı ve manası kesin olan, tevile mahal bırakmayan delillerdir…

Bunlar genellikle açıkça farz, haram, helal, ceza gibi hükümleri koyan âyetler ve mütevatir sünnettir…

Hanefî usulünde “nass”, Şâfiî ve Mâlikî’de “kat‘î delil” diye anılır…

Bu tür delillerin hükmü, ehli sünnetin ittifakıyla değiştirilemez,kaldırılamaz,neshedilemez(sonradan gelen bir nasla neshedilmedikçe)…

Peki “yumuşatma” ne demek?..

Genellikle şu kastediliyor:

-Hadd cezalarının uygulanmasını fiilen durdurmak(recm, kırbaç, el kesme vs.)

-Miras, çok eşlilik, cariyelik gibi hükümleri “zamana uydurmak”…

-Kadın-erkek eşitliği adına bazı ahkâmı askıya almak…

-İçki, zina, livâta gibi büyük günahların hükmünü “özel alan” diyerek sulandırmak…

Bu yaklaşımların çoğu, aslında “nasları değiştirmek” değil, nasları görmezden gelmekveya keyfî tevil ile etkisizleştirmek. anlamına geliyor.

Usul âlimleri bu konuda ne diyor?

- İbn Hazm: “Kat‘î nas ile amel etmek vaciptir. Kim onu terk ederse kâfir olur.” (el-İhkâm)

- Gazzâlî: “Zannî delillerde ictihad olur, kat‘î delillerde olmaz.” (el-Mustasfâ)

- Şâtıbî: Makâsıd-ı şeriatı gözetmek önemlidir ama makâsıd, nassı iptal etmez, nassı tamamlar, açıklar. (el-Muvâfakât)

Yani makâsıd (maslahat) adına nas askıya alınamaz…

Maslahat varsa, nas zaten onu gözetmiştir.

Eğer nas ile maslahat çatışıyormuş gibi görünüyorsa, ya maslahat anlayışımız yanlıştır ya da nası yeterince anlamamışızdır…

Günümüzün popüler argümanları ve cevapları….

- “Recm âyetinin hükmü neshedildi, uygulanmaz.”

-Hayır. Recm âyeti mensuh olsa bile sünnetle sabit hüküm bâkîdir.

Sahabe ve tâbiîn uygulaması bunu gösterir.

- “Çok eşlilik artık maslahata uygun değil.”

-Âyet (Nisâ 3) şartlı izin verir, farz kılmaz. Ama “yasaklayalım” demek nas ile çelişir.

- “Kadının miras payı eşitlenmeli.”

-Nassın açık lafzı var. Eşitlik isteniyorsa başka yoldan (vasiyet, hibe, nafaka artışı vs.) sağlanabilir, miras nassı bozulmaz.

Sonuç olarak….

İslam’da nasları değiştirmek. mümkün değildir…

Nasları yumuşatmak da, eğer bu yumuşatma “uygulamıyorum, görmezden geliyorum” anlamına geliyorsa, caiz değildir…

Fakat nasları doğru anlamak, zamanın maslahatına uygun şekilde tatbik etmek , şefkat ve hikmetle uygulamak ise farzdır.

Biri “Bu hüküm artık geçerli değil” derse, diğeri “Bu hükmü uygulayamıyorsak devlet acizdir” derse, ikisi de farklı uçlarda hata eder….

Doğru yol, nassı inkâr etmeden, ama katılaşmadan, hikmetle uygulamaktır….

AZ DA SAĞLIK…

Zeytin Yaprağı Çayının Faydaları Nelerdir?

Vücuttaki serbest radikalleri zaltan polifenoller olan antioksidanlar içeren zeytin yaprağı çayı, antiviral, antimikrobiyal ve antiinflamatuar etki gösterir.

Balgam ve öksürük gibi üst solunum yolu enfeksiyonu kaynaklı şikayetleri azaltır, sindirimi rahatlatır. Bağışıklığı destekler, kan basıncı ve kan şekerini dengeler.

Zeytin yaprağı faydaları şunlardır:

-Zeytin yaprağı çayı üst solunum yolu enfeksiyonuna iyi gelir

-Kötü kolesterol oluşumunu önler

-Kan basıncını düşürür

-İnsülin direncini azaltır, diyabete karşı korur

-Virüs, mantar ve bakteri oluşumunu engeller

-Zeytin yaprağı ile hazırlanan su yaraların hızlı iyileşmesinde etkilidir

-Bağışıklığı güçlendirir

-Alerji tedavisinde kullanılır

-Kronik yorgunluğa iyi gelir

-Tokluk hissi verir, obezite riskini önler

-Uçukları tedavi eder

-Diş ağrısına iyi gelir

-Hücre yenilenmesini destekler

-Enerjiyi arttırır

-Parkinson ve Alzheimer’a karşı koruyup, beyin işlevselliğini arttırır

-Kemiklerin iltihaplanmasını önler

-Diş ağrısının azalmasına yardımcı olur

NE DEMİŞ?…

Grönland’ı biz almazsak Çin veya Rusya alacak…

D. Trump (ABD Başkanı)