İşin Özü Psikolojideki Öğrenilmiş Çaresizliktir…

Önce bunu bir anlatayım…

Öğrenilmiş çaresizlik, geçmişte sürekli başarısızlıklar yaşayan kişilerin gelecekte de aynı başarısızlıklara uğrayacağına inandığı bir psikolojik durumdur…

Bu davranışsal psikoloji, kişilerin hayata karşı motivasyonu kaybetmelerine yol açarak mücadeleyi bırakmalarına neden olur…

Öğrenilmiş çaresizlik, çaba göstermenin anlamsız olduğuna inandıran psikolojik bir durumdur…

Bu durumu yaşayan bireyler, hayatta karşılaştıkları zorluklarla mücadele etmeyi bırakabilir…

Öğrenilmiş çaresizlik bilişsel, duygusal ve davranışsal değişiklikler yaparak kendinizi kötü hissetmenize yol açabilir…

Öğrenilmiş çaresizliğe yol açan en büyük nedenlerden biri kişinin kendi kendine koyduğu zihinsel engellerdir…

Bu noktada kendinizi sabote eden düşünceleri fark ederek öğrenilmiş çaresizlikle baş edebilirsiniz….

….

Şimdi gelelim öğretilmiş çaresizliğe…

Bu da sosyolojik bir durumdur…

Emperyalizm, hegemonlar sömürmek, çökmek istedikleri toplumları sürekli kendi başarıları ve üstünlüklerine, toplumun yetersiz, beceriksiz, zayıf ve güçsüz olduğuna dair bir beyin yıkama sürecine tabi tutarlar…

Bunun bir metodu o toplumun içinden devşirdikleri, satın aldıkları hainler ile sürekli kara propaganda yapmak…

Bir diğer metodu ise bir süre otoriter, baskıcı, cesaret kırıcı ağır yönetimler oluşturup toplumun akil insanlarını, kanaat önderlerini yok edip sindirerek tepkisiz, çaresiz bir toplum oluşturmaktır…

Ülkemizde 75 yıl kesintisiz her ikisi birden emperyalizm tarafından, hegemonlarca uygulanmıştır…

Ülkenin yüzde 25 ile 40’ı arasındaki bir nüfus bu duruma düçar edilmiş, geri kalanı ise genetik kültürel kodlarının savunması sayesinde nispeten kurtulmuştur…

Bu sendroma maruz kalanlar ülkesini, milletini sevmez, beğenmez, hakir görür, aşağılar…

Jakobence bir tavırla sürekli onları eğitmek gerektiğinden bahseder, söz hakkı ve yetki tanımlamak istemez…

Onlar adına karar verme ve söz hakkını sadece kendilerinde görürler…

Tahammülsüz, bir o kadar da cahildirler…

Nutuk’u kutsal kitap zannederler ama içinde ne yazdığı ile ilgili hiç bir fikirleri yoktur…

Penguen kuyafeti giyip partenonda heykel taklidi yapmak onlar için kutsaldır…

Batıya körkütük hayrandırlar…

İyi kötü kavramları sadece bizden, bizden değil eksenindedir…

Düşünmezler…

Okumazlar…

Görmezler, görse de inanmazlar…

Ve manen “ithal saman” ile beslenen, davranış olarak da hegemonların güttüğü sığır sürüleri gibidirler…

En büyük eksiklikleri özgüvendir…

Bunu örtmek adına fanatikçe aidiyet gruplarına dahil olurlar…

Kendilerine benzeyenler ile bir arada olmak onlardaki özgüven eksikliğini elbette yerine koymaz ama hissettirmez en azından…

Öğrenilmiş çaresizliğe yol açan en büyük nedenlerden biri kişinin kendi kendine koyduğu zihinsel engellerdir….

Bunları tespit edebilen…

Zihinsel özgürlüğünü kazanabilen toplumlar özgüven kazanır ve bu öğretilmiş çaresizlik sarmalından çıkıp gerçekten bağımsız olurlar…

AZ DA SAĞLIK…

Çok Fazla Tıp Başınıza İş De Açabilir

-“Aşırı teşhis” (overdiagnosis) Batılı ülkelerde giderek büyüyen bir endişeye sebep olurken, bununla ilgili araştırmalar yapılıp kongreler düzenlenip kitaplar yazılırken ve çareler aranırken bizde bu tehlikenin adı bile ağza alınmıyor…

-Modern ticari tıbbın başımıza sardığı bu yeni problemi dile getiren az sayıdaki hekim ise bırakın dikkate alınmayı “halk sağlığını tehdit etmekle” suçlanıyor, susturulmaya çalışılıyor…

-Aşırı teşhis, hiçbir şikâyeti olmayan bir kişide ona hayatı boyunca muhtemelen hiçbir problem çıkarmayacak, ölümüne sebep olmayacak bir hastalığın mesela bir kanserin teşhisi demek…

-İş aşırı teşhisle kalsa, mesele büyümeyecek, sadece o kişinin kafası bulanacak, strese girecek ama aşırı teşhis beraberinde aşırı tedaviyi de getiriyor ve zurnanın zırt dediği yer de burası…

-Kanser teşhisi konan bir kişinin tedavisiz bırakılması mümkün pek olmadığından, aşırı teşhis “aşırı tedavi” (overtreatment) kapısını ardına kadar açıyor…

*Prof. Dr.Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA

ESKİLERDEN…

Yapay zeka yoktu ama “Sokma Akıl Sekiz Adım Gider” diye atasözümüz vardı…

{ "vars": { "account": "UA-99020016-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }