İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran'da yaptığı açıklamada, uluslararası arenada diyalog ve müzakere yollarının aranmasının "teslimiyet" olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, bu sürecin ülke çıkarlarını savunmak için bir araç olduğunu vurguladı.
Halkın Zararlarının Telafi Edilmesi Önceliği
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, başkent Tahran’da savaşın neden olduğu hasarların giderilmesi ve halkın mağduriyetlerinin telafi edilmesi amacıyla kurulan komisyon yetkilileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. İran basınında yer alan bilgilere göre Pezeşkiyan, özellikle savaş nedeniyle maddi ve manevi zarar gören vatandaşların haklarının korunmasının devletin öncelikli görevlerinden biri olduğunu belirtti. Toplantıda, savaşın yıkıcı etkilerinin ortadan kaldırılması için yürütülen projelerin hızlandırılması talimatı verildi.
Pezeşkiyan, konuşmasında halkın refahı ve güvenliği için atılan adımların süreklilik arz etmesi gerektiğini ifade etti. Yetkililere seslenen Cumhurbaşkanı, zarar tespit çalışmalarının titizlikle sürdürülmesini ve mağduriyetlerin giderilmesi noktasında bürokratik engellerin asgariye indirilmesini istedi. Bu sürecin sadece ekonomik bir iyileşme değil, aynı zamanda toplumsal barış ve adalet duygusunun güçlenmesi için de elzem olduğunu dile getirdi.
Diplomasi ve Ülke Çıkarları Vurgusu
Dış politika ve müzakere süreçlerine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, diplomasi masasında yer almanın bir zayıflık göstergesi olmadığını savundu. Pezeşkiyan, “Diyalog ve müzakerelerden bahsetmek teslim olmak veya geri adım atmak değil; bu, İran halkının haklarını ve ülke çıkarlarını koruma hedefine hizmet ediyor” ifadelerini kullanarak, müzakerelerin stratejik bir araç olarak kullanılması gerektiğine işaret etti.
İran'ın bölgesel ve küresel ölçekteki duruşuna dair mesajlar veren Pezeşkiyan, ülkenin haklarından taviz vermeden rasyonel bir diplomasi yürütme niyetinde olduklarını kaydetti. Müzakere masasının, İran’ın uluslararası alandaki konumunu güçlendirmek ve ekonomik yaptırımların etkilerini azaltmak için önemli bir zemin olduğunu ima eden Pezeşkiyan, diyalog yolunun açık tutulmasının ülkenin egemenlik haklarını korumakla çelişmediğini vurguladı.