Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönemeçten geçiliyor. Suriye’de SDG/YPG terör örgütüne Suriye ordusuna entegrasyon için tanınan sürenin dolmasına sayılı günler kala, Ankara Şam’a adeta çıkarma yaptı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’dan oluşan üst düzey heyet, kritik temaslarda bulunmak üzere Şam’a gitti. Bu ziyaret, 8 Aralık 2024’te Esed rejiminin devrilmesinin birinci yıl dönümü sonrasındaki en stratejik hamle olarak nitelendiriliyor.
Hedef: 10 Mart Mutabakatı ve Ulusal Güvenlik
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türk heyeti Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve üst düzey Suriyeli yetkililerle bir araya gelecek. Görüşmelerin ana gündem maddesini, Türkiye’nin ulusal güvenlik önceliklerini doğrudan ilgilendiren 10 Mart Mutabakatı oluşturuyor. Mutabakatın uygulama sürecindeki aksaklıklar ve gidişatın masaya yatırılacağı toplantıda, Türkiye-Suriye ilişkilerinin son bir yıllık seyri de kapsamlı bir şekilde analiz edilecek. Özellikle terör örgütü PKK/YPG’nin bölgedeki varlığına son verilmesi konusunda Ankara’nın kararlı duruşu bir kez daha vurgulanacak.
Terörle Mücadelede Ortak Strateji
Ziyaretin en kritik başlıklarından biri de terör örgütü DEAŞ’ın yeniden canlanma riskine karşı alınacak önlemler. Suriye’nin DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonuna (DMUK) katılımı bağlamında, sahada oluşabilecek otorite boşluklarından istifade etmeye çalışan terör unsurlarına karşı "sıfır tolerans" ilkesiyle hareket edilecek. Bakan Hakan Fidan’ın daha önce dile getirdiği, "SDG’nin zaman kazanma çabalarına karşı askeri yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz" uyarısı, bu görüşmelerin zeminini oluşturuyor. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı için terörle mücadelede iş birliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Şam Büyükelçisi Görevine Başlıyor
İlişkilerdeki normalleşme ve ivmenin en somut göstergelerinden biri de diplomatik temsil düzeyinde yaşanıyor. Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olarak atanan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, bu kritik ziyaret vesilesiyle Şam’a intikal ederek görevine başlayacak. Bu adım, iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve güvenlik kanallarının artık kurumsal bir süreklilik kazanacağının işareti olarak değerlendiriliyor.
Yeniden İnşa ve Bölgesel Riskler
Görüşmeler sadece güvenlik odaklı değil, aynı zamanda insani ve ekonomik boyutları da kapsıyor. 15 yıl süren iç savaşın ardından Suriye’nin yeniden inşası için Türkiye tarafından yürütülen projeler ve Suriye hükümetinin kapasite inşasına verilecek destekler detaylandırılacak. Öte yandan, İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumunun Suriye’nin güneyinde oluşturduğu güvenlik riskleri de heyetler arasında stratejik bir başlık olarak ele alınacak.
Türkiye ve Suriye arasında tesis edilen 3+3 formatındaki görüşmelerin bir devamı niteliğindeki bu Şam ziyareti, bölgedeki dengeleri değiştirecek nitelikte. Ankara, bir yandan bölgenin istikrarı için diplomatik kanalları sonuna kadar zorlarken, diğer yandan milli güvenlik kırmızı çizgilerinden taviz verilmeyeceğinin altını net bir şekilde çiziyor.