İFTİRA VE YALAN ATEŞİ

Cezası ağırdır, iftira suçunun. Allah’ın af etmeyeceği suçların başında gelir. İftira olmayanı, olmamışı, olmayacağı olmuş gibi iddiadır. Olanı olmayanla, olmayanı olanla değiştirmektir. Masum insanı suçlamaktır. Toplum nezdinde aşağılamaya çalışmaktır. İftira ile nice canlar katledilmiş, nice haklar mahvedilmiş, nice masumlar mağdur bırakılmış, nice yuvalar yıkılmış, niceleri eşinden işinden olmuş. Maalesef tarih pek çok masumun canını yakan iftira ve yalan ateşiyle dolu. İftiracı diğer bir tabirle müfteri kem sözü, kirli dili ile başkasını kirletmeye çabalarken aslında kendisini kirleten kişidir. Onurlu insan yaratılışına yakışır vakarlı duruş sergiler. Hangi onurlu insan izzet ve şerefine yakışmayan yalan, iftira, gıybet, gammazlık gibi kirli sözlerle kendisini alçaltan zavallı durumuna düşmek ister? Suçsuz bir insanın suçlanmaya karşın kendini aklama gayretinden daha zor müdafaa ne olabilir?

Suçsuz insanın kendisini aklamaya çalışması çok zor savunmadır. İftiraya maruz kalmak insan için büyük bir acıdır. Vicdansız, insafsız müfterinin attığı pisliği temizlemek güçtür. Müfteri, Allah’tan korkmayan insanlardan utanmayan şahsiyetsiz, kişiliksiz kimsedir. Yalancı, iftiracı toplumların baş belasıdır. Toplumsal uyumun havasını kirleten, suyunu bulandıran tiplerdir. Yalancılar ve iftiracılar günün birinde ilahi adalet önünde hesap vereceklerini unutmasınlar. Nasıl ki masum insan iftiracının vicdanınca, insafınca suçlanarak mağdur edilmişse o hesap gününde de iftiracı mağdurun vicdanınca, insafınca hesap vereceği an kaçınılmaz sondur. Göklerin çöktüğü, suların coştuğu, yerlerin patladığı o gün masum hakkını affetmedikçe Allah’ın ben de affetmem buyruğuna kulak asmak gerek. İnsanın varlığı bile Rabbin kudret ve azametinin deliline yeterde, artar. Kim kendisini yoktan var Rabine iftiraya kalkışır?

Allah’a iftira şirktir. Allah kendisine çocuk ya da babalık isnadıyla atılan iftirayı affetmeyeceğini ferman buyurmuş. İftira kime atılırsa atılsın atan suçludur. İnsan her gün kendini sorguya çekmeli… Vicdanını, insafını eğitmeli. Sözüne, özüne ayar çekmeli. Adalete aykırı söz ve davranışın sonu hüsrandır. Hz. Musa ve yakınlarına yol açan derin suların ona deli, sihirbaz gibi söylemlerle iftira atan Firavun ve avenesini boğması ders değil de nedir? İffetli bir kadını kararlamaya çalışmak… Masum bir insanı zora düşürmek için söyledin veya söylersin gibi zanlarla kirletmek ancak kötü vicdanlı, kirli dilli insanlara yakışır. Kötü vicdanlı, kirli dilli insanlar toplumsal huzuru bozmaya çalışan entrikacı, tefrikacı insanlardır. Herkes dil ateşine sahip çıkmalı ki, iftira közünde kimse yanmasın!

2011 Yılında müfterinin biri iftirası ile beni yakmak isterken kendisi kendi ateşinde yanıverdi. Bir insanı mazlum bırakarak mahzun düşürmekten daha büyük vahşet ne olabilir ki? Züleyha’nın şehvet sarhoşluğuyla Yusuf’u iftira ile zindana attırması zulümden başka nedir? Hamilelik süresi bile olağanın dışında seyreden Meryem’in Hz. İsa’yı doğurduğunda halktan bazılarının: “Meryem, biz seni ehli namus bilirdik. Bu çocuğu nereden, nasıl peydahladın tarzındaki suçlamalarına karşı Meryem: “Sorunuzun cevabını ben değil, kundaktaki bu çocuk versin de neyin yanlış, neyin doğru olduğunu anlayın.” dediğinde kundaktaki İsa dile geldi: “Ben, Allah’ın peygamberiyim, bana kitap verildi. Annemi suçlamayın.” demesi kirli dilli, art niyetlileri susturmaya yetmez mi?

O dehşetli günde iftiraya uğramış mağdur: “Allah’ım bu kişi attığı iftira ile benim yüreğimi yaktı. İnsanlar içine çıkamasın diye yüzüme kara çalmaya kalkıştı. Sen de, onu yak ki masum bir insanın yanık gönlündeki acıyı o da tatsın derse…” müfteriyi o cezadan kim eder azat. Adalet çok amaçlıdır. Adaletin maksatlarından en evvel geleni masumu suç isnadından kurtarmaktır. Onu toplum nezdinde onura etmektir. Suçluyu suçu nispetinde cezalandırmaktır. Cezasını çekeni toplumsal yaşama hazırlamaktır. Adaletin en önemli sorumluluğu kişinin, toplumun güven, huzur, barışını sağlamaktır. Masum insanların gönül yarasının tek merhemi adil muameledir. Masum insanlara iftira atanlar şehvet, servet ve şöhret delileridir. Umarım, hiç kimse iftiraya maruz kalmaz!

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!