İFTİRA FIRTINASI & YALAN FURYASI

Yalan furyası, iftira fırtınasına İslam’da müsaade yok. İftira ve yalan güveni sarsar, huzuru bozar, bereketi kaçırır. Müslüman’ın dilinde iftira ve yalan gibi kötü sözlere yer olmaz, olamaz! Müslüman, İslami kültür ve anlayışla yaşar. Haddi aşmaz. Hak ve hukukun nerede başlayıp nerede bittiğini bilir. Başkasının hakkına, hukukuna tecavüz etmez. Hak ihlallerinin yaşanmadığı, yaşatılmadığı toplumlar güven ve huzurlu olurlar. İslam kültüründe insanlar birbirinden kuşkulu, hayıflı, tedirgin değildir. Barış ve uzlaşı kültürüyle kavgasız, nizasız yaşarlar. Kavgasız, hakkaniyetli, merhametli, adaletli yaşamın hüküm sürdüğü dünya hâlinden daha güzel dünya yaşamı olabilir mi? Müslümanın görevi hem uhrevi, hem dünyevi hayatını cennete çevirmektir. İftira masum bir insanı kararlamak, yalansa başkasını aldatmaktır.

Yalan ve iftira cezası ağır suçtur. Yalan söyleyende, iftira atanda aslında kendi şahsiyetini, kimliğini, vicdanını kirleten insandır. Her insanın seciyesi, tabiiyeti kendine hastır. Kim ne yaparsa yapsın, kim ne söylerse söylesin yapacağını da, söyleyeceğini de bir sonraki adımı düşünerek icra etmeli. İnsan fıtratı gereği hem cesur, hem de korkaktır. Masum kimseden korkmaz ama ahir ve evvel korkusu Allah korkusudur. İnsan iftiraya uğramaktan, yalanla aldatılmaktan, haksızlığa maruz kalmaktan korkar. İnsan Allah korur diyerek sorumsuz, ölçüsüz, bilinçsiz, duyarsız tavır sergileyemez. Böyle bir tavır haddi aşmaktır. Allah, haddi aşanları sevmez. Müslüman, işine planlı teşebbüs eder. Neticenin hayır ve bereketini Allah’tan ister. Müslüman ne işi yaparsa yapsın ölçüsü budur, böyle olmalıdır. Müslüman temiz yaşar. Müslümanın ilk temizlik görevi gusüldür.

Gusül fiziki ve manevi kirlerden aklanmaktır. Gaye, bedeni maddi ve temsili temizliktir. Gusül iki türlüdür. Birincisi abdest, diğeri teyemmüm... Müslüman gusülün hangi durumlarla vuku bulacağını bilmek zorunda… Müslüman gönlünü ve bedenini gusülle temiz tutar. Gusül, başlı başına hem ibadet ve hem de ibadetlerin esasıdır. Gusül abdesti alanın: “Benim haramla işim olmaz.” ifadesinde Allah’a söz vermesidir. Allah’ın ikramı nimetlere karşılık harama bulaşmamak, kötülük yapmamak üzere ahde vefa gösterisidir. Guslün mecazen anlamı: “Rabbim! Beni temiz yarattın. Temiz olmamı emrettin. Bizlere güzel yaşam için dizayn ve tahsis ettiğin temiz dünyada temiz yaşayacağım. Haramlara, kirli işlere bulaşmayacağım.” cihetinde Allah’a söz vermesidir. Her söz, her iş büyük hesap günü için kayıt altına alınmakta. Kim hakkında tutulan kayıtların kirli, kötü olmasını istemiyorsa yalandan, iftiradan vs haramlardan uzak olmalı.

Yalanla aldatılmaya müsait insanlar aklını başkalarının yönetimine bırakmış zavallılardır. Müslüman aldatmaz, aldanmaz. Müslüman’ın yalanla, dolanla işi, ilişkisi olmaz. Müslüman vicdanı, insafı, sözü, işi temiz insandır. Müslüman nihai mahkemenin sorgu, sualinden korkar. Suçsuz, masum bir insanın kendisine atılan iftiradan aklanmasından daha zor savunma ne olur? İftirayı, yalanı Allah korkusu olmayan haddini aşmıştan başka kim atar? Müslüman’ın iftira atmaya, yalan söylemeye yüreği de, cesareti de yetmez. Müslüman Allah’ın kendisine lütfettiği dil, diş, el, ayak, akıl gibi her uzvunun görev bilinci ve sorumluluğunda davranmaya mecbur. Diline yalan söyleten, aklını fesada işleten, kursağını harama alıştıran, el ve ayağını kötülükte kullanan Müslüman kimliğini, kişiliğini yeniden gözden geçirmeli. İman, izan ve insaf bağlamında kendisini yargılamalı. Yalancının, müfterinin, haramzadenin, nifakçının, sahtekârın bedeni kokuşmuş harabe gibidir.

İnsanın ölçüsü, özeni haddini bilerek merhamet ve adaletle yaşamaktır. Kim nerede yalan ya da iftira atmışsa, kötülük işlemiş ise o mekânlar o kişiden kirli sözlerle, kirli davranışlarla beni de kirletti. Bu kirli adamdan davacıyım diyeceği gün mutlak gelecektir. Kim ne zaman yalan ya da iftirada bulunmuş ise o zamanlar o kişi kendi pis alışkanlıklarıyla bizi de kirletti diyecekleri gün elbet gerçektir. Müslüman temizdir, temiz yaşar. Allah temizdir, temizleri sever. Fikren kirli insanlar haddi aşan insanlardır. Allah’ın haddi aşanlara mutlak hesap soracağı gün unutulmasın.

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!