GÜNDEM

İBB Davasında "Sıkıyönetim" Tedbirleri!

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB Davası’nın altıncı oturumu öncesinde salon düzeni için yeni tedbirler aldı. Sanık yakınlarından sadece bir kişi içeri alınabilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen davada, duruşma salonunda yaşanan tartışmaların ardından İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nden flaş bir hamle geldi. Mahkeme heyeti, yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere göndererek salon girişlerinin sınırlandırılmasını talep etti. Yeni düzenlemeye göre, altıncı oturumdan itibaren salona sadece davanın tarafları, basın mensupları ve sanık yakınlarından kısıtlı sayıda kişi alınacak.

Tartışmalar Erteleme Getirdi

Duruşmanın beşinci gününde yaşanan vekalet tartışmaları ve salon düzenine yönelik itirazlar nedeniyle mahkeme heyeti oturumu ertelemişti. Bu kaosun tekrarlanmamasını isteyen mahkeme, anayasal savunma hakkı ile duruşma disiplini arasındaki dengeyi kurmak adına yeni bir protokol hazırladı.

Kimler İçeri Alınacak?

Mahkemenin yazılı talimatına göre, altıncı oturuma yalnızca şu kişilerin girişine izin verilecek:

  • Sanıklar ve Müdafiler: Sadece vekalet ilişkisi bulunan avukatlar.

  • Müştekiler ve Vekilleri: Davaya müdahil olan taraflar.

  • Basın Mensupları: Daha önce belirlenen turkuaz basın kartı şartı çerçevesinde takip edebilecekler.

  • Sanık Yakınları: Tutuklu sanıkların birinci veya ikinci derece yakınlarından yalnızca bir kişi içeri kabul edilecek.

Kararın Hukuki Dayanağı

Mahkeme heyeti, sunduğu müzekkerede bu kısıtlamanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları, Anayasa hükümleri ve Ceza Muhakemesi mevzuatı çerçevesinde alındığını vurguladı. Temel amacın; sanık savunmalarının usulüne uygun tamamlanması ve duruşma faaliyetlerinin "yargılama etiğine" uygun sürdürülmesi olduğu belirtildi. Belirtilen isimler dışında kalan kişilerin duruşma salonuna girmemesi için kolluk kuvvetlerine kesin talimat verildi.

Bu karar, özellikle siyasi katılımın ve ilginin yoğun olduğu İBB davasında, kalabalıkların salon dışına itilmesi anlamına geliyor. İzleyici kapasitesinin bu denli daraltılması, savunma tarafında yeni itirazlara yol açabilir. Ancak mahkemenin önceliği, duruşmayı bir "tartışma alanı" olmaktan çıkarıp "karar verme süreci"ne geri döndürmek olarak görülüyor.