HOCALARIN HOCASI İSMET ÇAKMAK

Adı ve soyadıyla müsemma İsmet Çakmak, 23 Nisan 1952’de Eskişehir’in Alpu ilçesine bağlı Gökçeoğlu köyünde doğmuş. İlkokulu, köyünde okumuş. Babası Halil Bey köylerinin hem eğitmeni, hem muhtarı imiş… Küçük İsmet 11’rinde traktör kullanmaya başlamış. Ailenin tarımsal faaliyetlerine katkı yapmış. Görgü kuralları gereği o ailede devlet erkânı ile eşraftan gelen memurları, misafirleri karşılamak, ağırlamak, uğurlamak bir kültür imiş. Elbette misafiri ağırlayan kahraman ailenin baş tutarı annedir. İsmet Çakmak ilkokul üç’ de iken babasının eğitmen olarak Seyitgazi’ye bağlı Büyükdere köyüne tayini çıkmış. Baba Halil Hoca büyük kızı ile Büyükdere’ye gitmiş. Anne Nesibe Hanım diğer yavruları ile köyde kalıp aile düzenini, istikrarını bozmadan sosyal ve iktisadi gelişimi sağlamış. Halil Hoca ilerleyen zamanda yine Seyitgazi’nin köylerinden Bardakçı’ya nakil olmuş. Oradaki dokuz yıldan sonra emekliye ayrılmış.

Halil Hoca ekonomik kalkınmanın temeli makinalaşmanın önemini bilmiş. Hanesine traktör almış. O günlerde, ülke bazında traktör parmakla sayılacak kadar azdı. İlkokulu “pekiyi” dereceyle bitiren İsmet Çakmak, eğitime iki yıllık aradan sonra 1967’de Eskişehir İmam Hatip Okuluna kayıt olmuş. Ortaokul ve liseyi aynı okulda okumuş. Yedi yıllık öğrenim döneminde bir gün geç kalmışlığı, devamsızlığı olmadığı için arkadaşları ona “Demirbaş İsmet” lakabı takmışlar. Lise mezuniyeti sonu 18 Kasım 1974’de girdiği imam-hatiplilik sınavını kazanmış. Mahmudiye’nin Güllüce köyüne ilk görev yeri olarak atanmış. Bilahare Anadolu Üniversitesi A.Ö. Fakültesi Sosyal Bilimler ön lisans bölümünden mezun olmuş.

DİB duayenlerinden İsmet Hoca: “O dönem Güllüce’de bakkal, otobüs yoktu. Köy on sekiz hane idi. On bir aylık görevli iken görücü usulü o köyden Nadide kızla evlendik. Değerli eşim Nadide Hanımla elli bir yıllık evliyiz. Mutluyuz, huzurluyuz! 26 Eylül 1976’da Kızım dünyaya geldi. Kızım on aylık iken askere gittim. Askerlik dönüşü Alpu’nun Esence köyüne imam hatip olarak tayinim çıktı. 20 Ocak 1980 Yılında biri kız, diğeri erkek ikizlerimiz oldu. Doğumun üçüncü günü kız olanı vefat etti. Esence’de yirmi ay kaldıktan sonra Ankara’da açılan Kur’an Kursu Öğreticiliği sınavını kazandım. 31 OCAK 1980 Yılında Eskişehir Yenidoğan Kur’an Kursuna Kur’an Kursu Öğreticisi olarak atandım. İki kez yurt dışı görevlisi olarak Almanya’ya gittim. 2000’de Resmi görevimden emekli oldum.

2004’de Eskişehir Müftülüğü “Tasavvuf Musikisi Korosu” kurdu. İl müftülüğünce makam ve şan dersleri hocası olarak koronun başına getirildim. 40 Kişilik gruba üç yıl haftanın periyodik günlerinde notalı makam ve şan dersleri verdim. Faaliyetimiz Türkiye genelinde yankı uyandırdı. Ulusal gazetelerden pek çoğu bizimle röportaja geldiler. Ekibimle, çeşitli yerlerde konserler verdik. Konserlerimizde Cemalettin Özen yaylı tambur, Murat Oykun ney, Nurullah Yıldırım bendir sazlarıyla eşlik ettiler. Ayrıca Tepebaşı Müftülüğü bay, bayan din görevlilerine de notalı makam ve şan dersleri verdim. Tasavvuf Musikisi Koro çalışmalarımızın ünü etrafa yayıldıkça yayıldı. Bozüyük Müftülüğü’ nün daveti üzerine Bozüyük’te Din Görevlileri ve Bayan Kur’an Kursu Öğreticilerine de üç yıl notalı makam ve şan dersleri verdim. Bozüyük’te de dillere destan konserimiz oldu.” dedi.

Elli yılı aşkın zamandır tanıdığım hocaların hocası İsmet Hoca asil azmaz, bal kokmaz sözü misaliyle Hz. Peygamberin: “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.” hadisine Kur’an-ı hem öğrenen, hem öğreten olarak mazhar olmuş bir şahsiyet. Çakmak çiftinin iki çocuğundan hem dünyevi, hem uhrevi eğitim-öğretim almış kızı ev hanımı… Oğlu Makine Mühendisi Eskişehir DSİ’de Şube Müdürü olarak hayatlarını idame ettirmekteler. Ne mutlu! İsmet Hoca gibi çok yönlü on parmağında on hünerli evlat yetiştirip topluma katan anne ve babalara! Ne mutlu, toplumsal yaşamda iz bırakan vefalı insanlara… Sözün özü İsmet Hoca, kendisini çok yönlü yetiştirmesini bilmiş bir değer. Söylediği sözün, yaptığı işin, insani ilişkilerin ağırlığını, sorumluluğunu bilen bir şahsiyet. İşinin, sözünün, insani ilişkilerin değerini bilenlere selam olsun!

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!