Eskişehir kamuoyunun son aylarda en yakından takip ettiği konulardan biri, halk arasında "Hava Hastanesi" olarak bilinen Akarbaşı’ndaki sağlık yerleşkesinin geleceği oldu.
Tartışmanın başlangıç noktası, Nisan ayında Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıydı. Karar kapsamında, Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu yaklaşık 66 bin metrekarelik alanın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirme kapsam ve programına alınması öngörüldü. Karar, söz konusu taşınmazın satış, kiralama, işletme hakkı devri veya gelir ortaklığı gibi yöntemlerle değerlendirilebilmesinin önünü açıyordu.
Kararın duyulmasıyla birlikte Eskişehir kamuoyunda ciddi bir endişe dalgası oluştu. CHP kanadı, sivil toplum kuruluşları ve tıp odaları tepki göstererek hastane önünde açıklamalar yaptı. Getirilen eleştirilerin ve kaygıların özü netti: Şehrin tam merkezindeki bu kıymetli sağlık alanının ticari projelere, betona kurban edilme ihtimali.
Ancak yerelde yükselen bu eleştirilere karşı hamle gecikmedi. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, tartışmalara sert bir açıklamayla dahil oldu. CHP’li siyasetçilerin sergilediği tavrı bir "kamu hassasiyeti tiyatrosu" olarak nitelendiren Hatipoğlu, kentin geçmişindeki kentsel dönüşüm pratiklerini hatırlattı. Bağlar Mahallesi’ndeki tarihi siloların uluslararası otel zincirlerine satılması gibi örnekleri öne sürerek, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kesimin CHP zihniyeti olduğunu savundu.
Geçtiğimiz hafta AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’ndan konuya ilişkin net bir açıklama geldi. Hatipoğlu, Ankara'da yürüttüğü diplomasi trafiğini ve konunun son halini şu sözlerle kamuoyuna aktardı: "Konuyu Sayın Cumhurbaşkanımıza bizzat ilettim. Kendisi de bu alanın Eskişehir için ne kadar önemli olduğunu biliyor. Gerekli talimatlar verildi, bu yanlıştan kesin olarak dönülüyor. Eskişehir'in tarihine mal olmuş yerleri satmayız, sattırmayız; hemşehrilerimiz müsterih olsun."
Bugün gelinen noktada, Hava Hastanesi arazisinin geleceğine ilişkin tartışma tamamen sona ermiş değil. Ancak ortaya çıkan tablo, Eskişehir halkının kentin tarihî ve kamusal değerlerine sahip çıkma konusunda güçlü bir refleks gösterdiğini ortaya koyuyor. Bundan sonraki süreçte gözler, konuya ilişkin atılacak resmî ve hukuki adımlarda olacak.
Hava Hastanesi meselesi, yalnızca bir arazi tartışması değil; aynı zamanda kamusal alanların geleceği, sağlık hizmetlerinin korunması ve kent hafızasının sürdürülmesi açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor. Sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, tartışmanın en önemli noktası olmaya devam edecek.